O ülkede yaşayanlar bile varlığından haberdar değildi | Yıllar önce kapatılmıştı! İçeride ne var?

2

Her yıl yüz binlerce turist, Norveç’i ziyaret ediyor. Ancak ülke topraklarında bu turistlerin asla göremeyeceği bir sır yatıyor: Dağların aralarına oyulmuş mağaraların içine gizlenmiş savaş uçakları ve nükleer denizaltılar.

Norveç birçok yer altı sığınağı bulunan bir ülke. Nüfus yoğunluğu fazla olmayan ve dağlık bir coğrafyaya sahip olan Norveç’te Soğuk Savaş’ın zirveye çıktığı yıllarda yaklaşık 3 bin adet yer altı tesis bulunuyordu. Bu tesisler, herhangi bir olası işgal anında Norveç silahlı kuvvetlerinin ve müttefiklerinin saklanabilmesi için yapılmıştı.

Aslına bakılırsa söz konusu yer altı sığınaklarının geçmişi çok daha eskiye, Norveç’in İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler’in kurduğu Atlantik Duvarı’nın bir parçası olduğu günlere uzanıyordu. En ilginci de Norveç halkının büyük bir kısmının bile bu sığınaklardan haberdar olmamasıydı.

Ukrayna’nın doğusunda yaşanan savaşın Avrupa’nın genelini etkilediği günümüzde, Norveç, Soğuk Savaş yıllarından kalma iki yer altı tesisini yeniden devreye sokmaya hazırlanıyor.

Kuzey Kutup Dairesi’nin kuzeyinde, Norveç’in Rusya’yla olan sınırının yakınında bulunan Bardufoss Hava Üssü’nün hangarları ve Olavsvern Donanma Üssü, kayalardan inşa edilmiş duvarları, renksiz betonları ve içindeki askeri ekipmanlarla tıpkı bir casus filminden fırlamış gibi görünüyor. Bir dağın yamacına oyulmuş olan Olavsvern üssünü etrafını çeviren 275 metrelik kayalar koruyor. Üssün çıkışındaki 909 metrelik tünel ve dev kapı, güvenlik seviyesini en üst düzeye çıkarıyor.

Peki bu dev sığınaklara bugün neden ihtiyaç var? Sığınakların inşa sebebi olan Sovyetler Birliği yıllar önce yıkılmışken, bu kadar pahalı yapılara para akıtmaya devam etmenin bir anlamı var mı?

MİLYON DOLARLIK SAVAŞ UÇAKLARI BURADA SAKLANIYOR

Bardufoss hangarlarının yeniden faaliyete geçmesiyle ilgili tanıtım görüntülerinde, Lockheed Martin’in ürettiği F-35 Lightning II savaş uçağı, ışıkların altında bir avcı kuş gibi görünüyor.

1938’de açılan bu hava üssü bir zamanlar, yakınlardaki bir fiyorda demirlenmiş dev savaş gemisi Tirpitz’i koruyan Alman askerleri tarafından kullanılıyordu. Savaştan sonra Norveç Kraliyet Hava Kuvvetleri, savaş uçaklarını olası bir Sovyet saldırısından korumak için dağdaki hangarlarından faydalanmaya başladı. Bu hangarlarda yakıt deposu, silah deposu, hava sistemlerinin bakımı için gerekli alanlar, mürettebat alanları başta olmak üzere uçakların ve pilotların ihtiyaç duyduğu her şey bulunuyordu. Ancak yaklaşık 40 yıl önce üst kapatıldı ve naftalin kokuları arasında kendi haline bırakıldı.

Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı, Bardufoss’un değerinin yeniden anlaşılmasını sağladı. Yeniden faaliyete geçen üs, olası bir Rus saldırısında kullanılacak Norveç F-35’lerinin “direncini ve hayatta kalma potansiyelini” artırmaya yardım edecek yapısal ve donanımsal güncellemeleri barındırıyor.

Rusya’nın Ukrayna işgali, her birinin değeri 80-110 milyon dolar arasında değişen F-35’lerin ve benzeri askeri uçakların, ne kadar kırılgan olabileceğini gösterdi. Yerdeyken düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla (İHA) kolayca vurulabilen uçaklar, hava kuvvetlerine büyük kayıplar yaşatıyor. Uçakları korumak için kanatlara otomobil lastikleri yerleştirmek ya da tel örgülerden hangarlar inşa etmek gibi çözümler üretilse de İHA’ları savuşturmak için hedefleri dağıtmak çok daha etkili bir yol. En etkili yol ise, uçakları güvenli sığınaklara, örneğin dağların içlerine gizlemek.

AYIYI KAPANA KISTIRMAK İÇİN KURULDU

Olavsvern Deniz Üssü’nün neden inşa edildiğini açıklamak için ise haritaya bakmak yeterli. Olavsvern, Norveç Denizi ile Barents Denizi’nin birleştiği bölgenin yakınında, Norveç kıyısı, Bear Adası ve Svalbard’ın ortasında bulunuyor. Atlas Okyanusu’na doğru yola çıkan Rus denizaltılarının ve savaş gemilerine tıkama mevzii olan bu bölge zaman zaman “Ayı Boşluğu” olarak da adlandırılıyor.

Üssün inşası 1950’lerde başladı ve Sovyetlerin Kuzey Filosu’nun gelişimine yanıt olarak aşama aşama devam etti. Amaç “ayı boşluğu”nu “ayı kapanı”na dönüştürmekti. Yaklaşık 450 milyon dolara mal olan üs, yerin altındaki komuta merkeziyle, depolarıyla, derin su rıhtımıyla, kuru rıhtımıyla ve çıkış tüneliyle, Norveç için çok büyük bir projeydi ve finansmanında NATO büyük bir rol oynamıştı. Üssün inşaat süreci tamamlandığında, Sovyetler Birliği çoktan yıkılmıştı.

Ancak Sovyetler Birliği yıkılmış olsa da üs ıskartaya çıkmış değildi. Soğuk Savaş yavaş yavaş sona eriyordu ancak NATO ülkelerine ait gemiler, Olavsvern’i Arktik Okyanusu’ndaki misyonları için bir karakol olarak kullanmaya devam ediyordu.

Norveç Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait F35’ler

2009’DA KAPATILDI 2020’DE YENİDEN AÇILDI

2000’lere gelindiğinde Norveç sınırındaki Rusya tehdidinin büyümesine karşın Olavsvern’in kapatılması gündeme geldi. 2009’da Norveç parlamentosunda yapılan bir oylamada az farkla da olsa kapatma kararı çıktı. Üs, 2013 yılında piyasa değerinin çok altına 7 milyon sterline özel girişimcilere satıldı. Üssün tünelleri karavanlarla ve klasik otomobillerle dolduruldu. Üssün yeni sahibi Rusya’ya ait iki araştırma gemisine ve balıkçı teknelerine bir zamanlar üzerinden kuş uçmayan üssü kullanma izni verdi. Hatta Rus medyasında üssü satın alan şirketin kısmen Ruslara ait olduğu yönünde haberler bile çıktı.

2020 yılında Norveç ordusuyla güçlü bağlantıları olan WilNor Devlet Hizmetleri, şirketin çoğunluk hissesini satın aldı. O günden itibaren üste tamir ve tadilat çalışmaları başlarken, askeri varlık da günden güne arttı. Hatta ABD Donanması’nın da nükleer denizaltılarını burada tutmak istediği bildirildi.

“RUSYA’YLA NASIL SAVAŞIRSINIZ?”

Üssün yeniden faaliyete geçmesinin tek sebebi Rusya.

Ancak Norveç’in güvenliğiyle ilgili endişeleri Rusya’nın 2022’deki Ukrayna işgalinden ya da 2014’teki Kırım işgalinden çok daha önceye dayanıyor. Norveç’te bulunan Fridtjof Nansen Enstitüsü’nden araştırmacı Andreas Osthagen, BBC’ye yaptığı açıklamada, “2006-2008 yılları civarında ciddi bir hareketlilik yaşandı. Rusya bir yandan Kuzey Filosu’na yatırım yaparken bir yandan da Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez Arktik’teki askeri tatbikatlar gerçekleştirdi. Dahası Rusya’nın Arktik’teki kaynakların işlenmesine gösterdiği ilgi de artmaya başladı” dedi.

“Putin’in Rusya’sı Sovyetler Birliği değil’ diyen Osthagen, “Ancak Norveç’in güvenliği açısından bakıldığında, sorunlar aynı. Rusya’yı nasıl caydırırsınız ve olur da savaşa girerseniz Rusya’yla nasıl savaşırsınız?” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan, Soğuk Savaş’ta kullandığı üsleri yeniden faaliyete geçiren tek ülkenin Norveç olmadığını da belirtmek gerek. Son yıllarda Rusya da Arktik’in çeşitli noktalarında bulunan 50 civarında Soğuk Savaş üssünü yeniden kullanıma açtı. İsveç ordusu da başkent Stockholm’den 40 kilometre uzakta bulunan Muskö adasındaki yer altı donanma üssüne geri dönmüş durumda.

Binlerce kilometre uzakta, Güney Çin Denizi’nde hazırlıklar bir adım daha ileri taşınıyor. Çinliler uzun yıllar önce inşa edilmiş sığınakların yeniden kullanıma açmak yerine, yer altında yeni yapılar inşa ediyor. Bunların en dikkat çekeni Hainan Adası’nda kurulmuş olan dev yer altı denizaltı üssü. Aynı şekilde başkent Pekin yakınlarına da dev bir yer altı komuta merkezi kuruluyor. İran ise Basra Körfezi’nde kendi yer altı donanma üssünü hayata geçirip “yer altı füze şehri”ni gururla dünyaya duyurdu bile…

“PSİKOLOJİSİ GERÇEKTEN ÇOK GÜÇLÜ”

Soğuk Savaş’a ilişkin araştırmalarıyla tanınan Thin Pinstriped Line blog’unun yazarı Sör Humphrey, “Nükleer sığınakların psikolojisi gerçekten ama gerçekten çok güçlü. Bence bilinçaltımızda ve Soğuk Savaş’ı anlayışımızda derin bir yere sahipler. Özellikle de Dr. Strangelove filmindekine benzer bir komuta merkezi içeriyorlarsa…” dedi.

‘Underground Structures of the Cold War’ kitabının yazarı Paul Ozorak ise, “Gemileri, denizaltıları ve uçakları tünellere yerleştirmek, bugün bile bir dikey hava saldırısından korumak için harika bir yol olabilir. Yer altı sığınaklarını hedef alan özel bombalar kullanılsa bile, hassas noktalara özen gösterildiği takdirde, sığınaklar çok güvenli olabilir” dedi.

“SÜRPRİZ BİR SALDIRIDAN KORKUYORSANIZ EĞİLİMİNİZ YERİN ALTINA GİRMEK OLUR”

Ancak Ozorak, tüm ülkelerin Norveç gibi eski sığınakları faaliyete geçirmekte ya da büyük paralar harcayıp yeni sığınaklar inşa etmekte hevesli olmayabileceğini söyledi.

Zira birçok NATO ülkesinde, Soğuk Savaş dönemine yer altı sığınakları bugün müze hatta gece kulübü olarak kullanılıyor. Bazı sığınaklar çoktan yıkıldı, bazıları da mühürlenerek kapatıldı. Birçoğu da sular altında kaldı, fiziksel olarak kullanılamaz hale geldi, betonun çürümesi sonucu bombalara karşı koyma gücünü kaybetti.

Yine de bu yer altı sığınaklarının tamamen etkisiz olacağı anlamına gelmiyor. Ozorak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin herkesi şoke ettiğini belirterek, “Nihayetinde bir sürpriz saldırıdan korkuyorsanız, doğal eğiliminiz yerin altına girmek olur” dedi.

BBC’nin “Why Norway is restoring its Cold War military bunkers” başlıklı haberinden derlenmiştir.

Mehmet Şimşek