Gülistan Doku Davasında Şok İddialar: ‘Yargı Borsası’ Üzerine Tartışmalar Patlak Verdi

Türkiye’nin gündemini derinden etkileyen Gülistan Doku davasında yeni bir skandal ortaya çıktı. Genç kızın SIM kartının imhasına yardımcı olduğu öne sürülen ACA Bilişim’in sahibi Memet Aca, yargı sistemini kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak dolandırıcılık yapmakla suçlanıyor.

**11 Yıl Süren Firar ‘Tanıdık’ Vaadiyle Son Buldu**

Gerçekgündem tarafından aktarılan habere göre, Memet Aca’nın skandalının merkezinde, 11 yıldır Irak’ta firari olan K.B. isimli bir kişi bulunuyor. Aca’nın, Irak’ta buluştuğu bu kişiye, yüksek düzeydeki bürokratlar ve yargı mensuplarıyla çekilmiş fotoğraflarını göstererek güven sağladığı iddia ediliyor. Aca, “Türkiye’ye dön, dosyanı hallederiz” diyerek K.B.’yi ikna etti ve zanlı ülkesine döndüğünde teslim oldu.

**Başsavcının Odasında ‘Güven’ Sağlama İddiası**

K.B. hakkında Bakırköy Adliyesi’nde dava açılırken, Memet Aca’nın sanık ailesinden milyonlarca TL talep ettiği öne sürüldü. Aca’nın, aileyi dönemin başsavcısının odasına alarak etkisini gösterdiği ifade ediliyor. Ailenin ifadesine göre, başsavcı “Hukuk neyi gerektiriyorsa o yapılacak” demesine rağmen, Aca’nın bu görüşmeyi “dosya çözülecek” şeklinde yorumladığı ileri sürüldü.

**İstinaf ve Yargıtay Sürecinde Hayal Kırıklığı: Cezalar Müebbete Dönüştü**

Aca’nın vaatleri doğrultusunda gelişmeyen yargı süreci, sanık aleyhine sonuçlandı. Yerel mahkeme K.B.’ye 25 yıl hapis cezası verirken, Aca “Halledeceğiz” diyerek para almaya devam etti. Ancak, Yargıtay, durumu değerlendirerek cezayı müebbet hapse çıkardı.

**Tehditler ve Takipsizlik Kararı**

Aile, paralarını geri alamadıkları için Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulundu. Soruşturma kapsamında, para transferlerine dair belgeler ve ses kayıtları sunulmasına rağmen, savcılık 3 Kasım 2025 tarihinde Memet Aca hakkında takipsizlik kararı verdi. Gerekçe olarak ise gönderilen paraların açıklama kısmında “borç” ibaresinin bulunması gösterildi. Sanık ailesi, ayrıca şikayetlerini geri çekmeleri için Silivri Cezaevi’ndeki bazı görevliler tarafından ölümle tehdit edildiklerini de iddialarına ekledi.

Bu skandalın Türkiye’deki yargı sistemi üzerindeki etkileri ve Gülistan Doku davasıyla olan bağlantıları, kamuoyunda geniş bir tartışma başlatacağa benziyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir