Hepsiburada'nın talep bazlı teslimat servisi Hepsiexpress çiçek satışına da başladı

Hepsiburada’nın talep bazlı teslimat servisi Hepsiexpress çiçek satışına da başladı

E-ticaret firmaları teslimat ağını artırmaları ile birlikte farklı dikeyelerde büyümeye doğru yöneliyor. Bunun son örneği de Hepsiburada’dan geldi. Platformuna çiçek satışını da ekleyen Hepsiexpress, yeni çiçek mağazasında oldukça çeşitli ürün gamında aranjmanlar ve buketler sunuyor. 

Pandemiyle birlikte teslimat sektörü büyüme gösterirken, Hepsiburada çıkardığı ürünler ve platformuna eklediği özelliklerle hızlı bir adaptasyon süreci geçirdi. Hepsiexpress, 2020’nin ilk aylarında platformuna Mopaş marketlerini eklerken, Kasım ayında teknoloji ürünleri de satmaya başladı.

Aralık ayında büyüyen online market kategorisinde ikinci markası hepsimarket’i duyuran şirket, Hepsiexpress servisi içine de Mini Market’i de ekledi . Böylece kendi deposundan satışa başlayan Hepsiburada, “Mini Market” ile birlikte market ürünlerini 30 – 45 dakika içinde kullanıcıları ile buluşturmaya başladı.

Trendyol’un market ve yemek siparişine dahil olması, Hepsiburada’nın market ile yemeğin ötesinde çiçek dikeyine de girmesi ve bunlara karşılık Çiçeksepeti’nin bir süredir farklı ürünleri satmaya başlaması.Görünen o ki platformlar e-ticarette farklı ürünlerle büyümek istiyor aslında halihazırda var olan üyelerine maksimum servisi sunarak Life Time Value’yu artırmak istiyorlar. Bakalım yılın geri kalanında hangi gelişmeleri göreceğiz?

Clubhouse: Ses temelli yeni bir sosyal ağın doğuşu

Clubhouse: Ses temelli yeni bir sosyal ağın doğuşu

Bugünlerde teknoloji dünyasının gündeminde olan uygulama Clubhouse. Birazcık Quora, Twitter ama bunların sesli hali. Duymuş ve henüz katılamamış olabilirsiniz, duymuş ve katılmış ama henüz neden insanlar bu kadar ilgi gösteriyor diyor olabilirsiniz, bir süredir deneyimlediğin uygulamaya dair tüm detaylar.

Clubhouse Nedir?

En basit soru ile başlayalım. Clubhouse ses temelli sosyal ağ. Paul Davison ve Rohan Seth’in kurduğu Alpha Exploration’ın ürünü. Yatırımcılarına sonrasında değineceğim ama girişimin kendini anlattığı dökümanlardaki tanımı ile ilerleyelim: Kişilerin istediği yerden konuşabildiği, hikaye anlatabildiği, fikirler geliştirebildiği, arkadaşlıklarını derinleştirdiği ve yeni insanlarla tanıştığı ses temelli yeni nesil sosyal ürün.

Podcast’in son zamanlarda yeniden hareketlenmesi ile son zamanlarda ses temelli ürünlere artan ilginin bir yansıması Clubhouse. Şimdilik sadece iOS kullanıcıları arasında davetiyesi olanlar girebiliyor. Girişimin ilgi duyulan en büyük alanlarından birisi de bu gizem oluyor. Apple için bir dönem sadece App Store’da olan uygulamalar pazarlaması uzun zaman sonra büyük ihtimal Apple’ın da haberi olmadan yeniden canlanıyor. Her iPhone’u olan da katılamıyor bekleme listesine giriyorsunuz veya çevrenizdeki insanlardan davetiye alabilirseniz katılabiliyorsunuz.

Clubhouse’un kullanımı ve detayları

Dilerseniz konuşmalara dahil olabileceğiniz gibi kendi konuşmalarınızı da başlatabilirsiniz. Önce konuşma başlatma ile başlayalım.

3 ana konuşma bölümü var ki girişim buna (start room) oda oluşturma diyor. Herkesin katılımına açık Open Room, sadece takip ettiklerinizle iletişim kurabileceğiniz Social Room ve dışarıdan kimsenin katılamayacağı Closed Room seçenekleri ile konuşmaları açabiliyorsunuz.

Sağ üstte yer alan konu belirle alanı ile de eğer Closed Room harici seçenekleri seçtiyseniz diğer kişilerin katılımını sağlayabiliyorsunuz.

Ses temelli sosyal ağda konuşma başlatmadan da vakit geçirmek mümkün. Dilerseniz istediğiniz bir konuşmaya dahil olabilirsiniz. Takip ettiğiniz kişilerin etkinlikleri önünüze düşüyor ama bundan ötesi farklı kulüpleri veya grupları da arayarak onlara dahil olmanız da mümkün. İlerideki etkinlikler için kendinize takvim atayabileceğiniz gibi takip ettiğiniz kişiler konuşmaya başladığında gelen bildirimle konuya girmeniz de mümkün. Siz konuşmacı olmak için el kaldırmadığınız sürece sadece dinleyen pozisyonunda kaldığınızı da belirteyim.

Ülkemizde bu hafta yaşanan hızla katılımla iOS kullanıcısı olan teknoloji tutkunları yerini almaya başladı. Bunun haricinde ise halihazırda girişimin yatırımcısı da olan a16z’in kurucu ortakları Marc Andreessen ve Ben Horowitz’in haricinde Ashton Kutcher’ın da aralarında bulunduğu ünlü isimlere rastlamak mümkün. Rastlamak derken Twitter’dakinden daha fazlası, bir tweet atmanın ötesinde kişiyi dinlemek ve moderasyona bağlı soru sormak da mümkün. 

İçerik havuzu

İçeride bilgi dolu, fikir geliştirebilecek içerikler olduğu kadar, girişimin kendini tanıttığı metinde olduğu gibi diğer alanlarda da içerikler var. Podcast gibi kalıcı değil, konuştuklarınız söz olup uçuyor. Bunun haricinde bir sosyal ağın temel dinamiği olan içeride insanların birbirini bulması ve etkileşimi için her şey mevcut.

Birlikte uyumadan, birlikte kahvaltı yapmaya, birlikte pomodoro usülü çalışmaya aslında pandemi dönemiyle daha da artan yalnızlığa karşı bir ses. Pandemi sonrasında da kalıcı olacağı kesin, Z jenarasyonunun en büyük problemlerinden biri olarak yalnızlık gösteriliyor. Sadece Z jenarasyonu da demeyelim MFÖ’ye uzanalım kimi zaman “Yalnızlık Ömür Boyu”

Clubhouse’ta Serbay ile bir oturumda konuşurken bahsetti: YouTube’da canlı yayında çalışanlar ve uyuyanlar var diye. Clubhouse’un bu yöndeki en önemli tarafı rahatlığından kaynaklanıyor. Kamera açma diye bir fonksiyonun olmayışı aslında giriş engelini oldukça düşürüyor.

Bir diğer taraftansa bir arkadaşla grubuyla yemek yerken size dahil olan insanların olması gibi Clubhouse’ta farklı insanlara denk gelmek de mümkün. Bu rahatlığı da aslında uygulamayı kullanılır yapıyor. Kimi zaman arayayım da bir konuşalım dediğiniz kişinin müsaitlik durumunda dolayı çekindiğiniz nokta Clubhouse ile yıkılmış oluyor. Kişi ve kişiler müsaitse sohbetinize dahil olacaktır.

Uygulamanın farklılaştığı nokta ses temelli olması. En iyi özelliği de sesteki gürültüyü temizlemesi, bu yönde oldukça başaralı olduğunu söyleyebilirim. İçeriği ve içeriğe dair teknolojiyi söyledikten sonra şuna da değinmek lazım: Clubhouse’un yatırımcılarından Marc Andreessen’in herkesin bildiği cümlesi Software is eating the world cümlesi Clubhouse’ta Community is eating the world oluyor. Uygulamanın yapım aşamasında gösterilen emek şüphesiz ki ortada ama kopyalanmaya çok da müsait bir uygulama. Lakin aynı topluluğu başka yerde buluşturmak hiç kolay değil.

Clubhouse’ta ne yapabilirsiniz?

Eğer yabancı diliniz varsa yurt dışındaki yeni insanlarla tanışmanız çok kolay. İlgi alanlarınıza göre alanında önemli isimlere kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bunun haricinde çok yeni bir sosyal ağ, eğer zamanınız varsa farklı içeriklerle dinleyici kitlesi yaratmanız da mümkün. Ne yapamazsınıza da değineyim kısa zamanda para kazanamazsınız. Büyük ihtimal girişimin yol haritasında bulunan içerik bazlı odalara ücretli giriş veya kişilere abone olma ücreti ile ileride gelir elde etmeniz de mümkün olabilir.

Clubhouse’un girişim açısından bugünü ve yarını

FOMO ile kişilerin kaybetme korkusu ile içeriyi deneyimlediği dönem uzun bir süre devam edecektir. Crunchbase’e göre girişim 2020 Mayıs’ta 10 milyon dolar yatırımı Andreessen Horrowitz ve Kortschak Investments’tan aldı. Aynı dönemde CNBC haberine göre ise 100 milyon dolar değerlemeye ulaştı. Şimdi değerini çarptığı çok açık. O dönemde 1500 üye ile yatırımcıların ilgisini çeken Clubhouse’ta ne kadar üye olduğuna dair bilgi yok ama farklı kişilerin takipçilerine baktığımızda 1 milyona yaklaşanlar bulunmakta. Kapalı bir sistem için hızla büyüme demek, açıldığındaki ilgiye hiç şüphe yok.

Yakın zamanda bir yatırım turu daha yapıp içerik üreticilerin para kazanacağı Patreon tarzı modeli entegre etmesini beklediğim girişimin kısa vadede reklama odaklanacağını ise düşünmüyorum. İleride hep birlikte okuyacağız ama tahminim Facebook şimdiden teklifini götürmüştür ama red yemiştir, Clubhouse çıktıktan 2 ay sonra çıkardığı Facebook Odalar’ın akıbetinin ne olacağı ise herkesin tahmini. Bir diğer taraftan Vine’ı bitiren Twitter da bu alanda arayışta, Audio Spaces ile sesli sohbet odaları yapmak istiyor. Umarım iki (yaşlı) sosyal medya plaftormuna da satılmayan kendi dinamikleri ile büyüyen bir platform olur Clubhouse.

Yapay zeka destekli tarım girişimi Aerobotics, 17 milyon dolar yatırım aldı

Yapay zeka destekli tarım girişimi Aerobotics, 17 milyon dolar yatırım aldı

Çiftçilerin çiftliklerini, ağaçlarını ve meyvelerini yönetmelerine yardımcı olmak için yapay zeka kullanan Güney Afrika merkezli Aerobotics, Naspers’ın yatırım kolu Naspers Foundry tarafından yönetilen B Serisi yatırım turunda 17 milyon dolar yatırım aldı. Tura Cathay AfricInvest Innovation, FMO: Entrepreneurial Development Bank ve Platform Investment Partners katıldı.

2014 yılında James Paterson ve Benji Meltzer tarafından kurulan Aerobotics, şu anda meyve ve ağaç çiftçileri için aletler üretmeye odaklanıyor. Yapay zeka, insansız hava araçları ve diğer robotları kullanan teknolojisi, ağaçların ne zaman hasta olduğunu belirleme, zararlıları ve hastalıkları izleme ve daha iyi verim yönetimi için analitik dahil olmak üzere bu mahsullerin sağlığının izlenmesine ve değerlendirilmesine yardımcı oluyor.

Şirket, narenciye yetiştiricilerinden hem ağaç hem de meyve görüntülerini toplayarak ve işleyerek çiftçilere bağımsız ve güvenilir verim tahminleri ve hasat programları sunuyor. Buna karşılık, çiftçiler stoklarını hazırlayabiliyor, talebi tahmin edebiliyor ve müşterilerinin en iyi kalitede ürün almasını sağlayabiliyor.

Yedi yaşındaki girişim, Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde bulunuyor. ABD, Avustralya ve Portekiz’de de ofisleri bulunan girişim, Afrika, Amerika, Avrupa ve Avustralya’da 18 ülkede faaliyet gösteriyor. ABD şirketin birincil pazarı ve Aerobotics, biri ağaç yaşını tahmin etmek için sistemler ve yöntemler, diğeri ise verimi tahmin etmek için sistemler ve yöntemler olmak üzere ülkede bekleyen iki geçici patenti olduğunu söylüyor.

Şirket, aldığı 17 milyon dolarlık yeni yatırımı hem ABD hem de diğer pazarlar için daha fazla teknoloji ve ürün sunumu geliştirmeye devam etmek için kullanmayı planladığını söylüyor. 

Ahmed F. Karslı: "Yılın ilk çeyreğinde yatırım ürünlerini yayınlamaya başlayacağız."

Ahmed F. Karslı: “Yılın ilk çeyreğinde yatırım ürünlerini yayınlamaya başlayacağız.”

Papara, 2020 yılına 50 milyon lira yatırım hedefleyerek başlamıştı, yılı 100 milyon TL’nin üzerinde bir yatırımla kapattı. Aynı şekilde istihdam hedeflerini iki katına çıkardı. Yıl sonu itibarıyla 6,2 milyon kullanıcıya ulaştı. -Bunun 3 milyondan biraz fazlasını 2020 içerisinde kazanmıştı- Bu hızlı yükseliş, Webrazzi Ödülleri kapsamında iki kategoride ödül getirdi. Halk oylamasıyla belirlenen sonuçlara göre, Papara ‘Yılın Girişimi’ seçildi. Papara Kurucusu ve CEO’su Ahmed Faruk Karslı ise ‘Yılın Girişimcisi’ kategorisinde ilk üçe girdi. 

Günde 10 bin yeni hesap, aylık 100 bin fatura ödeme

Papara’da günde 10 bin hesap açılıyor, toplam QR ödeme adedi 1 milyona ulaştı, aylık fatura ödeme sayısı 100 bini geçti. BKM verilerine göre ön ödemeli kart pazarında pazar payı ise yüzde 44’e çıktı. Papara kartları 64 farklı ülkede kullanıldı. Aylık ortalama işlem adedi 20 milyona ulaştı. Kullanıcılar halen 1 saniyede 20’den fazla işlem gerçekleştiriyor.

Karslı, 2020 yılının en büyük zorluğunun salgın olduğunu söylüyor. Yılın başında yapılan tüm planlar ve projeksiyonların etkilendiğini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

Zorlukların yeni fırsatlar getireceğine inanarak hız kesmedik ve bu stratejimizin karşılığını da yukarıda sözünü ettiğim başarı tablosuyla aldık. Pandeminin hemen öncesinde uygulamalarımızı ve kartlarımızı daha iyi bir deneyim sunabilmek amacıyla yenilemiştik. Pandemi ile birlikte tüm kartlarımızda temassız ödeme özelliğinin olmasını da sağlayarak bu konudaki talebi erkenden karşılamayı başardık. Buna ek olarak anında ve ücretsiz oluşturulabilen Sanal Kart’ı da kullanıcılarımızın hizmetine tam zamanında sunduk.

Temassız ödeme işlemlerinin sayısının geçen yıla oranla 4 kat büyümesi bizi olumlu yönde etkiledi. Ayrıca pandemi döneminde başlattığımız Cashback programı ile kullanıcılarımızın eczane alışverişlerinde ve evde geçirecekleri dönemde daha çok rağbet edeceklerini düşündüğümüz Netflix, Spotify ve Youtube gibi online içerik şirketlerinde Papara Card ile gerçekleştirdikleri ödemelerine %50 anında nakit vermeye başladık.

Böylece, pandemi döneminde kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda değişen ödeme alışkanlıklarına hızlı bir şekilde cevap verebildik. Kısaca, ödeme sistemleri alanında kullanıcılarımıza yeni, kolay ve güvenilir bir finansal deneyim sunarak ve iş modelimizi koruyup, kapsayıcılığımızı geliştirerek bu zorlu dönemden planladığımızın da üzerinde bir büyümeyle çıktık.

2021 yol haritası: Hisse alım-satımı, sigorta, kredi

Şirketin bu seneki öncelikli hedefi, kullanıcılara en iyisini sunmak adına şirketi ve sundukları hizmeti aralıksız geliştirmek. Bu bağlamda yılın ilk çeyreğinde yatırım ürünlerini yayınlayacaklar. Yurt içi hisse senetlerini Papara üzerinden alınıp satılmasını sağlayacaklar, ardından bu hizmeti global hisseleri de kapsayacak şekilde genişletecekler. Yine ilk çeyrek sonunda sigorta ürünleri gelecek. Diğer bir yenilik ise kullanıcıların Papara üzerinden kredi kullanabilmesi.

Bir başka stratejik hedef ise Türkiye’de kazandığı tecrübeyi yıl içerisinde almayı planladığı lisans ile Avrupa piyasasına taşımak. Özellikle Orta Avrupa’daki Türkleri ücretsiz para transferi hizmetiyle tanıştıracaklarını söyleyen Karslı, sözlerini şöyle bitiriyor: “Ödeme sistemleri alanında 200 milyon liralık yatırım yapmayı ve bu yılın sonunda 10 milyon kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. 2023 yılının sonuna koyduğumuz hedefleri, bu dönemde yakaladığımız ivmeyle 2021 yılında gerçekleştireceğimizi öngörüyoruz.”

İkinci el ürünlerin satışına odaklanan Curtsy, 11 milyon dolar yatırım aldı

İkinci el ürünlerin satışına odaklanan Curtsy, 11 milyon dolar yatırım aldı

Z kuşağı tarafından kullanılma hedefi ile yola çıkan Curtsy, ikinci el giyim ürünlerinin satılacağı bir pazar yeri olarak hizmet veriyor. Bugün ise yeni bir haber ile karşımıza çıkan girişim, A serisi yatırım turunu tamamladığını duyurdu.

Paylaşılan bilgilere göre Curtsy’nin 11 milyon dolarlık A serisi yatırım turu Index Ventures liderliğinde gerçekleşti. Index Ventures’ın haricinde 11 milyon dolarlık yatırım turuna Y Combinator, FJ Labs, 1984 Ventures ve melek yatırımcı Josh Breinlinger da katıldı.

İlk etapta kullanıcıların kıyafetlerini kiralayabilecekleri bir platform olarak hizmet veren Curtsy, zaman içinde kullanıcıların daha önce kullandıkları elbise, ayakkabı ve aksesuar gibi ürünlerini satabilecekleri bir ikinci el pazar yeri platformuna dönüştü.

Kısacası özellikle z kuşağındaki kadınların ikinci el olarak eşyalarını satmalarını sağlayan bir pazar yeri olan Curtsy, 2015 yılında David Oates, Eli Allen ve William Ault tarafından San Francisco’da kuruldu. Curtsy’nin aldığı 11 milyon dolarlık yeni yatırım ile birlikte bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarını 14,5 milyon dolara çıkardığını da belirtelim. Curtsy’nin diğer yatırımcıları arasında ise CRV, SV Angel, Kevin Durant, Priscilla Scala ve başka melek yatırımcılar da yer alıyor.

Makine öğrenimi ve yapay zeka desteklerine de sahip olan Curtsy, kullanıcılarına ürünleri ile ilgili fiyat bilgileri de sunuyor. Şu an için sadece iOS platformunda bulunan Curtsy, yakın zamanda Android platformu için destek sunmaya da hazırlanıyor.

Türkiye’nin güvenli Bitcoin alım satım platformu “Narkasa.com” hedefini globalde tutuyor!

Türkiye’nin güvenli Bitcoin alım satım platformu “Narkasa.com” hedefini globalde tutuyor!

Fransa merkezli muhasebe otomasyonu girişimi Georges, Singular‘ın liderliği üstlendiği yeni yatırım turunda 35 milyon euro yatırım aldı. Yatırım turuna mevcut yatırımcılar Alven ve Kerala da katıldı. Şirket, yeni yatırımın yanı sıra adını da Indy olarak değiştirdiğini açıkladı. Şirket aldığı yatırımı ürününü geliştirmek ve 2021’de Lyon’da 100 kişiyi işe almak için kullanacağını açıkladı.

Indy, serbest çalışanlar ve küçük şirketler için bir muhasebe otomasyonu uygulaması oluşturuyor. Şirketin aylık abonelik ücreti ödeyen 40 binden fazla müşterisi bulunuyor. Indy ilk olarak serbest çalışanlar, doktorlar, mimarlar, avukatlar için özel olarak tasarlanmış bir ürünle faaliyet göstermeye başladı. Önce hizmeti banka hesabınıza bağlıyorsunuz, ardından Indy tüm işlemlerinizi içe aktarıyor ve mümkün olduğunca çok işlemi etiketlemeye ve kategorize etmeye çalışıyor.

Daha sonra geri dönüp eksik verileri de ekleyebiliyorsunuz. İşlemlerinizin hemen yanına makbuz veya fatura da oluşturabiliyorsunuz. Tüm bu işlemlerden sonra yıl sonunda ne kadar KDV geri almanız gerektiğini hesaplayabiliyorsunuz. Ardından Indy, verilerinize göre yönetim formlarını otomatik olarak dolduruyor ve siz de sonrasında vergi belgelerinizi indirebiliyor veya doğrudan Indy üzerinden gönderebiliyorsunuz. Indy ile kurumsal gelirleri görmek, giderleri takip etmek ve kişisel harcamaları ve kişinin maaşına göre yılda ne kadar kazandığı görmesi de mümkün.

Indy, zamanla hizmetini daha fazla şirket türünü destekleyecek şekilde genişletti. Serbest çalışanlara ek olarak Indy, EURL, SARL, SAS ve SASU’yu destekliyor. Girişimin 2020’de gelirini üçe katladığı belirtiliyor.

SMA kampanyaları durdu, hakaret mesajları başladı

SMA kampanyaları durdu, hakaret mesajları başladı

Bakan Koca’nın açıklamalarından sonra ailelerin yaşadığı sorunlardan biri de aldıkları hakaret içerikli mesajlar.

BirGün’den Beraky Sağol’un haberine göre, Bakanın açıklamalarıyla farklı bir algı yaratıldığını söyleyen aileler, her gün çok sayıda hem destek mesajı hem de hakaret içerikli mesaj aldıklarını ifade etti.

Bu ailelerden biri de SMA Tip 1 hastası olan 14 aylık Miran’ın ailesi.

Ablası Peyruze Duman, Zolgensma tedavisi için yaklaşık 3 ay önce sosyal medya üzerinden kampanya başlattıklarını dile getirerek şunları söyledi:

“Sağlık Bakanı’nın yaptığı eksik ve hatalı açıklamadan dolayı kampanyamız durdu. Açıklamaların ardından bugüne kadar bağış yapan bazı kişilerde bize geri dönüş yapmaya başladı. Bazı kişiler durumu anlamak için soru soruyor ancak bazıları ise ‘Ülkemizde tedavisi varmış, neden bu parayı topluyorsunuz? Tedavinin sonucu da kesin değilmiş. Amacınız ne?’ şeklinde mesajlar atıyor. Biz canlarımız için savaşırken bir de şimdi bu algıyı kırmak için uğraşıyoruz. Ben bir öğretmenim ve kardeşim için bir şey yapamazsam geleceğe dair umudum kalmayacak. Miran’ın tek suçu Duman ailesinin çocuğu olması mı? Bakan veya bir milletvekilinin çocuğu olsa eminim şimdiye kadar bu tedaviyi almış bile olurdu” ifadelerini kullandı.