Büyükelçi Leitao: Türkiye ile ticareti geliştirmek için her türlü çalışmayı yapmaya hazırız

Büyükelçi Leitao: Türkiye ile ticareti geliştirmek için her türlü çalışmayı yapmaya hazırız

Portekiz’in Ankara Büyükelçisi Jaime Van Zeller Leitao, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti.

ATO’dan yapılan açıklamaya göre, Baran ziyarette yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğini desteklemeleri ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından Portekizli yetkililerin demokratik kurumları destekleyen mesajlar vermeleri nedeniyle Büyükelçi Leitao’ya teşekkür etti.

Baran, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 2 milyar dolara yaklaştığını ancak bu tutar içinde Ankara’nın payının çok gerilerde olduğunu belirterek, “Ticaret hacmini daha yüksek seviyeye çıkarmak istiyoruz. Ticaret hacmini Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği hedefler doğrultusunda 5 milyar dolar seviyesine yükseltmek, ülkelerimiz arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek için üzerimize düşen her türlü görevi yapmaya hazırız.” ifadelerini kullandı.

Ankara’nın ticarette öne çıkan yönlerine değinen Baran, yenilenebilir enerji, maden, sağlık ve turizm alanlarında iş birliği yapılabileceğini belirtti.

Baran, Ankara’dan yurt dışına direkt uçuşların sayısının artması için çalışmalar yaptıklarını vurgulayarak, “Portekiz ile ticari ilişkileri geliştirmek için direkt uçuş talep edeceğiz.” bilgisini verdi.

– “TİCARETİ GELİŞTİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ ÇALIŞMAYI YAPMAYA HAZIRIZ”

Büyükelçi Leitao da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen Türkiye ile Portekiz arasındaki ticaretin devam ettiğini, bunu ilerletmek ve geliştirmek için her türlü çalışmayı yapmaya hazır olduklarını kaydetti.

Leitao, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine destek verdiklerini ifade etti.

Harekete geçildi! Kardeş ülkeyle iş birliği artıyor

Harekete geçildi! Kardeş ülkeyle iş birliği artıyor

Türkiye’nin Aşkabat Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, Türkiye-Türkmenistan İş Konseyi 2. Toplantısı’nın, video konferans yöntemiyle gerçekleştirildiği bildirildi.

Toplantıya, Türkiye’nin Aşkabat Büyükelçisi Togan Oral, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, DEİK Türkiye-Türkmenistan İş Konseyi Başkanı Halil Avcı, Türkmen-Türk Bankası Genel Müdürü Kazım Gündoğar ile iş adamları katıldı.

Türkmenistan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dövletgeldi Recepov, Türkmenistan Ankara Büyükelçisi İşankuli Amanlıyev, Türkmenistan Sanayiciler ve Girişimciler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Taçmurad Gurdov da toplantıda yer aldı.

Toplantıda, Türkiye-Türkmenistan Hükümetlerarası 6. Ekonomik Komisyon (HEK) Toplantısı’nda gündeme sunulacak konular konuşuldu.

Türkiye ile Türkmenistan arasında karşılıklı ticaretin artırılması, tarım, inşaat, enerji, sağlık alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi gibi konuların müzakere edildiği toplantıda, enerji, ulaşım ve lojistik alanlarında iş forumlarının gerçekleştirilmesi önerildi.

Toplantıda, Türkmenistan’ın önemli ihracat kalemlerinden petrol ve doğal gaz ürünlerinin satış kanallarının çeşitlendirilmesini sağlamak için çok taraflı iş birliğinin tesisi amacıyla 2021 yılında İstanbul’da forum düzenlenmesi de gündeme geldi.

Katılımcılar, Türkmenistan-Türkiye-Azerbaycan üçlü mekanizması kullanılarak Azerbaycan ve Türkmenistan enerji kaynaklarının Türkiye ve Avrupa’ya ulaştırılmasını amaçlayan çalışmalara desteklerini ifade etti.

Toplantıda, Türkmenistan İş Konseyi organizasyonunda yıl içerisinde Türkiye’nin çeşitli illerinde tanıtım faaliyetleri düzenlenmesi, tarım, inşaat, sağlık ve su kullanımı alanlarında karşılıklı ziyaretlerin yapılması konusunda mutabakat sağlandı.

İki ülke arasındaki ticari iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla yol haritasının belirlenmesi konusunda da mutabık kalan katılımcılar, küçük ve orta ölçekli işletmelere destek verilmesini ve bankacılık alanında iş birliği yapılmasını da müzakere etti.

TAGEM'den tarıma 100 milyon liralık destek

TAGEM’den tarıma 100 milyon liralık destek

AA muhabirinin TAGEM’den edindiği bilgiye göre, Bakanlık, 2007 yılında TAGEM aracılığıyla Ar-Ge Destek Programı’nı uygulamaya başladı.

Programla, tarımsal Ar-Ge alanında özel sektörün altyapısını geliştirmek, kamu-özel sektör iş birliğini artırmak, elde edilen katma değeri yüksek ürünlerin ticarete ve uygulamaya aktarılmasını sağlamak amaçlandı.

Program kapsamında 2007’den bugüne kadar toplam 2 bin 101 proje başvurusu alındı. Özel sektör, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarına (STK) ait 455 projeye toplam 100,5 milyon lira destek sağlandı. Söz konusu projelerden 343’ü sonuçlandırıldı, 112’si ise devam ediyor.

Destek programı çerçevesinde 2020 yılında ise 16. proje çağrısı kapsamında 205 proje başvurusu yapıldı. Projelerden 27’sinin desteklenmesine karar verildi.

Geçen yıl programa en fazla başvuru 124 projeyle üniversitelerden tarafından yapıldı. Bunu 72 ile özel sektör, 5 ile STK ve 4 projeyle TÜBİTAK izledi.

– 300 BİN LİRA İLE 1 MİLYON LİRA ARASINDA DESTEK SAĞLANIYOR

Program kapsamında öncelikli konu gruplarına göre 300 bin lira ile 1 milyon lira arasında değişen miktarlarda destek sağlanıyor. Makine teçhizat, sarf, seyahat ve hizmet alımı kalemlerine destekleme ödemesi yapılıyor.

Projelerin süresi en fazla 36 ay olarak belirlenirken, özel nedenlerle süresinde sonuçlandırılamayan projeler için değerlendirme kurulu tarafından en fazla 1 yıl olmak üzere ek süre verilebiliyor.

Programa, üniversiteler, TÜBİTAK Ar-Ge birimleri, STK’ler, meslek kuruluşları ve özel sektör (şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar hariç olmak üzere sermaye şirketleri) başvuru yapabilirken, gerçek kişilerden başvuru alınmıyor.

Bakan Kurum'dan gençlere istihdam müjdesi

Bakan Kurum’dan gençlere istihdam müjdesi

Bakan Kurum, Twitter hesabından yayımladığı video ile genç istihdamına yönelik çalışmanın detaylarını paylaştı. Bakanlık olarak, 81 ilde ve yurt dışında binlerce proje yürüttüklerini belirten Bakan Kurum, bu projelerde gençlerin ve yeni mezunların da görev almasını istediklerini ifade ederek, “Gençler bundan böyle; bakanlığımız ve ilgili kuruluşlarımız olan; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, İller Bankası, TOKİ, Emlak Konut Genel Müdürlüğü ve Türkiye Emlak Katılım Bankasının, 30 büyükşehir, 51 il, 922 ilçe ve 397 belde belediyesinin, belediyelere bağlı yüzlerce idare ve birliklerin, yine belediyelerimizin sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerin yapacağı projelerde çalışacaksınız. Bundan böyle saydığım bu kurumların yapacağı tüm ihalelerde; istihdam edecekleri teknik personelin yüzde 20’si artık yeni mezun veya mezuniyetinin üzerinden en fazla 3 yıl geçmiş gençlerimizden oluşacak” ifadelerini kullandı.

‘GENÇ İSTİHDAM SEFERBERLİĞİNE KATKI’

Bu şartın, bütün sözleşme tasarılarında ve ihale şartnamelerinde istisnasız bir şekilde yer alacağını vurgulayan Kurum, “Artık binlerce projede, genç mimarlarımız, genç mühendislerimiz, şehir plancılarımız, peyzaj mimarlarımız, iç mimarlarımız ve genç teknikerlerimiz görev alacaklar. Biz de bakanlık olarak bu adımımızla, cumhurbaşkanımızın ekonomi reformu kapsamında başlattığı genç istihdam seferberliğine katkı sunmanın mutluluğunu, gururunu yaşayacağız” dedi.

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu'ndan 'faiz' açıklaması

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu’ndan ‘faiz’ açıklaması

Bloomberg’in sorularını yazılı olarak cevaplayan Kavcıoğlu, “Nisan veya sonrasındaki aylarda PPK kararıyla ilgili hemen faiz indirilecek şeklinde önyargılı bir yaklaşımı doğru bulmuyorum” değerlendirmesini yaptı.

“Yeni dönemde de kararlarımızı kurumsal bir para politikası anlayışıyla enflasyondaki düşüşün kalıcılığını sağlayacak şekilde almaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanan Kavcıoğlu, “Bu çerçevede şu ana kadar atılmış olan politika adımlarının etkilerini de gözlemleyeceğiz” diye konuştu.

Göreve geldikten sonra ilk kez bir söyleşi veren Kavcıoğlu, Merkez Bankası’nın yüzde 5 enflasyon hedefine sıkı sıkıya bağlı olduğunu dile getirdi.

ENFLASYON HEDEFİ

Kavcıoğlu, “Merkez Bankası’na enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürmek için elindeki araçları kullanmak konusunda Kanun’la araç bağımsızlığı verilmiştir. Merkez Bankamız da değişen dünya koşulları altında ve başta enflasyon görünümü olmak üzere yurt içi makro ekonomik gelişmeler ışığında para politikası araçlarını günün şartlarına göre bağımsız şekilde kullanmaya devam edecektir” diye konuştu.

Kavcıoğlu prensip olarak da etik olarak da daha önceki kararlar hakkında yorum yapmayı doğru bulmadığını belirtti. Kavcıoğlu, “Hükümet ile belirlenen orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefine sıkı sıkı bağlıyız ve bunun sürdürülebilir büyüme için de ne kadar önemli olduğunun farkındayım. Para politikası duruşunu belirlerken gerçekleşen ve beklenen enflasyonla birlikte küresel sermaye akımları, benzer ülkelerin reel getirileri ve yerleşiklerin portföy tercihlerini de dikkate alacağız” sözlerini kullandı.

REZERVLER

Türk lirasını desteklemek için rezervlerin kullanımına ilişkin soruyu yanıtlayan Kavcıoğlu, “Gelecek dönemde Merkez Bankası, Para ve Kur Politikası metninde belirtildiği gibi dalgalı kur rejimine bağlı kalacak, kurlar serbest piyasa koşullarında arz ve talep dengesine göre oluşacaktır” değerlendirmesini yaptı.

Kavcıoğlu, “Merkez Bankası uygun koşullar oluştuğunda rezervlerini güçlendirmeye yönelik araçları iletişimi önceden ve gerektiği şekilde yaparak devreye alabilecektir” açıklamasını yaptı.

Kavcıoğlu, TCMB’nin tek politika faizi uygulamasına devam edip etmeyeceğine yönelik bir soruya, “Para politikasının operasyonel çerçevesini koruyacağız, bir hafta vadeli repo faiz oranı para politikası açısından temel politika aracımız olmaya devam edecek. Sadeleştirilmiş operasyonel para politikası çerçevesinin, aktarım mekanizmasını güçlendirdiğini, kararların ve uygulamaların daha sade ve net şekilde iletişiminin kurulmasına imkân verdiğini görüyoruz” sözleriyle yanıt verdi.

Borsada, açığa satış işlemlerinde ''yukarı adım kuralı'' bugün de uygulanacak

Borsada, açığa satış işlemlerinde ”yukarı adım kuralı” bugün de uygulanacak

Borsa İstanbul’un Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, açığa satış işlemi yapılabilen paylarda açığa satış işleminin, açığa satışa konu olacak sermaye piyasası aracının en son gerçekleşen işlem fiyatından daha yüksek bir fiyat üzerinden gerçekleştirilebileceği belirtildi.

Açıklamada, açığa satışa konu olan sermaye piyasası aracının en son gerçekleşen fiyatının bir önceki fiyattan daha yüksek olması halinde, açığa satış işleminin en son gerçekleşen fiyat düzeyinden de yapılabileceği vurgulanarak, “Gün içinde sahip olunmadan yapılan ve daha sonra aynı gün içinde yapılan alımlarla kapatılan satışlar da açığa satış kapsamında olduğundan yatırımcılarımız ve yatırım kuruluşlarımız tarafından bu nitelikteki satışlara ilişkin emirlerin de açığa satış seçeneği işaretlenmek suretiyle iletilmesi hususunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi önem arz etmektedir.” ifadelerine yer verildi.

Sermaye Piyasası Kurulu kararı uyarınca BIST-50 endeksinde yer alan paylarda açığa satış işlemi yapılabiliyor. Borsa İstanbul, 23 Mart’ta yaptığı açıklama ile söz konusu paylarda bir gün boyunca geçerli olmak üzere açığa satış işlemlerinde yukarı adım kuralının uygulanmasına karar vermiş, sonraki günlerde de bu uygulamayı sürdürmüştü. Yapılan açıklama ile yukarı adım kuralı bugün de geçerli olacak.

TİM Başkanı Gülle: Son 6 aylık ihracatımız 100 milyar doları aştı

TİM Başkanı Gülle: Son 6 aylık ihracatımız 100 milyar doları aştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracatçı için yeni yol haritası ve yeni vizyon niteliğindeki çalışması ‘İhracat 2021 Raporu’nu açıkladı. TİM Başkanı İsmail Gülle tarafından içeriğinin paylaşıldığı dört ana başlıktaki raporda odak tema ‘Küresel Tedarik Zincirindeki Değişim’ olarak belirlendi. Rapor; Küresel Ekonomi ve Türkiye Ekonomisi: 2020 Performansı ve 2021 Beklentileri, Küresel Ticarette Orta Ve Uzun Vadeli Trendler: Türkiye İçin Fırsatlar ve Riskler, Odak: Küresel Tedarik Zincirlerindeki Dönüşüm Süreci ve TİM 2021 Ajandası’nı içeriyor.

Raporun basın lansmanına, TİM Başkanı İsmail Gülle’nin yanı sıra TİM Yönetim Kurulu Üyeleri ile Birlik Başkanları da katıldı. Lansmanda, rapora katkıda bulunan Prof. Dr. Emre Alkin, Dr. Can Fuat Gürlesel ve Prof. Dr. Çağrı Erhan da yer aldı. Alkin ve Gürlesel raporla ilgili birer sunum yaptı.

İHRACATTA YILDIZI PARLAYACAK SEKTÖRLER

Raporda; gelecekte ihracatta en çok hangi sektörlerin yıldızının parlayacağı ve yıllık ihracat öngörüleri de yer aldı. 2035 yılında 69,9 milyar dolarlık ihracat yapması beklenen Otomotiv Endüstrisi’nin ilk sırada, 42,2 milyar dolar ile Kimyevi Maddeler ve Mamulleri’nin ikinci sırada, 24 milyar dolar ile Hazır giyim ve Konfeksiyon sektörünün üçüncü sırada olacağı öngörüsü de rapora yansıdı.

2035’te ihracat artışının en yüksek yaşanacağı sektörün, yüzde 425’le Savunma ve Havacılık Sanayii olacağı öngörüsü raporda belirtildi. Bu sektörü sırasıyla yüzde 297 artışla Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller, yüzde 179 artışla Makine ve Aksamları, yüzde 164 artışla Halı ve yüzde 156 artışla Mücevher sektörünün takip edeceği öngörüsü de raporda aktarıldı.

Rapora göre; Küresel talepte ilk on sektör, hem 2025 hem de 2035 yıllarında aynı olacak. 2025’te 9’uncu sırada yer alacak Tekstil ve Hammaddeleri sektörü, 2035 yılında 12’nci sıraya gerileyecek.

“DIŞ TİCARET FAZLASI VEREN TÜRKİYE’ HEDEFİ”

‘Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye’ hedefi için projelerini hayata geçiren TİM, rapor lansmanında tek tuşla ihracatçıyı dünya ile buluşturarak ihracat hacmini artıracak bir lojistik portalının da faaliyete geçireceği müjdesi verdi. İsmail Gülle, “Dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ilerliyoruz” dedi.

“SON 6 AYLIK İHRACATIMIZ 100 MİLYAR DOLARI AŞTI”

Son 6 aylık ihracatın 100 milyar doları aştığına dikkat çeken TİM Başkanı İsmail Gülle, “Son 6 aylık ihracatımız, 100 milyar doları aştı. Önümüzdeki 15 yıl içerisinde, ihracatımızın büyük ivmeyle artacağını bekliyoruz. Göreve geldiğimizden beri, yıllık ihracat hedeflerimizi her seferinde fazlasıyla aştık. Ülkemiz için daha fazla üretmeye, ihraç etmeye devam ediyoruz. TİM olarak, lojistikte küresel olarak yaşanan soruna, ulusal bir çözüm getirmek adına hazırlıklarımızı tamamladık. Hedeflerimiz makul, hayallerimiz sınırsız” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE LOJİSTİK PORTALIMIZI FAALİYETE GEÇİRECEĞİZ”

Gülle, çok yakında Türkiye Lojistik Portalı’nı faaliyete geçireceklerine dikkat çekerek, “Bu portalı ihracatçılarımızın dünyaya açılan kapısı haline getireceğiz. Portal ile, ihracat hacmimiz artarken, lojistik noktasında önemli avantajlar elde edeceğiz. Portal, lojistik firmalarıyla ihracatçılarımız arasında bir köprü vazifesi görecek. Ürünlerimiz, dünyanın dört bir köşesine artık daha hızlı, daha ucuz ve daha güvenli bir şekilde ulaşacak” dedi.

“HER SENARYOYA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ”

İhracatın yarınlarına ışık tutacak çalışmalar gerçekleştirdiklerine dikkat çeken TİM Başkanı İsmail Gülle şöyle devam etti:

“İhracat 2021 Raporumuz da, bu vizyonun önemli bir parçası. Yarına hazırlanmak için geleceği bugünden görmeli; her senaryoya hazırlıklı olmalıyız. Gerek ihracat ailemiz gerekse dünyada ilklerle dolu, zorlu bir yılı geride bıraktık. 2020; ekonomiyi, ticareti ve iş yapma biçimlerini doğrudan etkilediği bir yıl olarak tarihe geçti. İkinci Dünya Savaşından bu yana ekonomideki en ciddi durgunluk yaşandı. Ancak ülkemiz G-20 ülkeleri arasında, böylesine zorlu bir yılı, ekonomik büyüme ile kapatan iki ülkeden biri oldu. Tüm zorluklara rağmen üretimi, ihracatı hiçbir zaman durdurmadık. Birçok sektörde yıllık bazda ihracat rekorları kırarken, özellikle nisan ve mayıs aylarında, tüm dünyada ticaretin durmasının etkisiyle yaşadığımız daralmanın olumsuz etkilerini yılsonuna kadar bertaraf ettik. Hatta aralık ayında da tüm zamanların en yüksek aylık ihracatını gerçekleştirdik. Bu yıl artık geleneksel bir yapıya kavuşan raporumuzun üçüncüsünü, yeni vizyonumuzu, yeni yol haritamızı paylaşıyoruz.”

“ÜLKEMİZ GÜVENİLİR TEDARİKÇİ OLARAK ÖNE ÇIKTI”

Geçtiğimiz yıl tedarik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar neticesinde, ithalatçı ülkelerin tedarikte tek kaynağa bağımlılığın olumsuzluklarını tecrübe ettiğini kaydeden Gülle, “Raporumuzda bu yılki tema, pandemiyle beraber hız kazanan ‘Küresel Tedarik Zincirindeki Dönüşüm Süreci’ oldu. Dünya artık tek bir bölgeden, tek bir fabrikadan çıkan ürünlere bağımlı olamayacağının farkında. Tedarik krizinin zirve yaptığı anlarda, ülkemiz alternatif bir güvenilir tedarikçi olarak öne çıktı. Raporumuzda, bu değişimin doğru anlaşılması anlamında ihracatçımıza yol göstermek için yaptığımız çalışmalara yer verdik. Raporumuz dört ana başlıktan meydana geliyor; Küresel Ekonomi Ve Türkiye’nin 2020 Performansı ve 2021 Beklentileri, Küresel Ticarette Orta ve Uzun Vadeli Trendler, Küresel Tedarik Zincirlerindeki Dönüşüm Süreci ve Meclisimizin 2021 Ajandası” diye konuştu.

“RAPOR, İHRACATÇIMIZA PUSULA OLACAK”

Gülle, şöyle devam etti:

“İhracat ailemize bir pusula olacak raporu yayımlamaktaki asıl amacımız; dünya ticaretinde değişimin ve dönüşümün bu denli hızlı olduğu bir dönemde, ihracatçımızın dünden ve bugünden kopmadan, geleceğe emin adımlarla yürümesini sağlamak… Her geçen gün daha yüksek ihracat hedeflerine yürüyor, rekorlarda çıtamızı yükseltiyoruz. Bu başarıları sürdürülebilir kılmak, gelişmeleri doğru okumak, oluşan fırsatları değerlendirmek zorundayız. Raporumuzda yer alan, sektörel ve hedef pazar bazlı, orta ve uzun vadeli projeksiyonlarımızla,ihracatçıların sektörlerinde potansiyeli yüksek pazarlara yönelmelerini hedefliyoruz. Raporumuzda,Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm sürecinde durumunu analiz ettik. Ülkemiz küresel tedarik yapılarındaki değişimden en çok yararlanabilecek ülkeler arasında.”

“2021 YILINDA TÜRKİYE 30’UNCU EN BÜYÜK İHRACATÇI ÜLKE OLACAK”

Rapora göre, Türkiye 2021 yılında 30’uncu en büyük ihracatçı ülke olacak; 2030 yılında 29’uncu sıraya, 2035’te ise 28’inci sıraya yükselecek. İhracattaki performans artışıyla dış ticaret açığı da azalacak. Mevcut ihracat büyüme eğilimine göre; en çok ihracat 2025 yılında 38,8 milyar dolar, 2030 yılında 52,1 milyar dolar ve 2035 yılında da 69,9 milyar dolar ile Otomotiv Endüstrisi sektöründe gerçekleşecek.

Eleftheria Pertzinidou: Türkiye'de önemli gelişmeler göreceğimize inanıyorum

Eleftheria Pertzinidou: Türkiye’de önemli gelişmeler göreceğimize inanıyorum

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, LEADER Yaklaşımı çerçevesinde proje üretecek girişimcilere ve yerel yöneticilere AB tarafından kabul edilen Yeşil Mutabakatı dikkate almalarını önererek, “Yeşil üretim, dijital tarımı, sürdürülebilir tarım konularına ağırlık verirlerse projeleri daha fazla ve daha hızlı destek alacaktır.” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin katılımıyla LEADER Projesi kapsamında 15 il için “Yerel Eylem Gruplarının (YEG) Kurulmasına Yönelik Lansman Toplantısı” çevrim içi gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan Kaymakcı, Türkiye-AB ilişkilerinde tarım, kırsal kalkınma ve bölgesel gelir farklılıklarının önemli alanlardan olduğunu belirterek, Türkiye’nin bu alanda aday ülke olarak AB ortalamalarına yaklaşması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin katılım öncesi mali yardım fonlarından yararlandığını dile getiren Kaymakcı, bu kapsamda bugüne kadar AB Kırsal Kalkınma Programı’ndan (IPARD) 1,8 milyar avro fon kullanıldığını anlattı.

Bu kaynakların çiftçilerin daha verimli ve AB standartlarında üretim yapmasına yardımcı olduğunu bildiren Kaymakcı, “YEG’ler, Türkiye’nin kalkınmasını yerinden ve yerelden sağlayacak. Onlarla, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve kamu bir araya gelince en başarılı projeleri hep birlikte gerçekleştireceğiz. Biz, 7 aday ülke arasında LEADER Programı’nı ilk başlatan ve uygulayan tek ülkeyiz. Bu anlamda gurur duyuyoruz. Bu diğer aday ülkeler için model oldu.” diye konuştu.

Kaymakcı, 15 yeni ilin dahil olmasıyla, söz konusu programın yürütüldüğü il sayısının 27’ye çıkacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bildiğiniz gibi AB bir Yeşil Mutabakat kabul etti. Bu Yeşil Mutabakat sadece çevrenin korunması değil, yeşil üretim, yeşil tüketim, sürdürülebilir kalkınma demek. Bunu yaparken de dijitalleşme de bu işin içinde. Girişimcilerimize, proje yapacak yerel yöneticilere önerimiz, projelerinde Yeşil Mutabakatı dikkate alırlarsa, yeşil üretimi, dijital tarımı, yeşil, sürdürülebilir tarım konularına ağırlık verirlerse projeleri daha fazla ve daha hızlı destek alacaktır.”

– “TÜRKİYE’DE ÖNEMLİ GELİŞMELER GÖRÜLECEK”

AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Eleftheria Pertzinidou da kırsal bölgelerin yaşamak ve çalışmak için cazip yerler olmaya devam etmesinin sağlanması gerektiğini belirterek, her bölgenin kaynakları, yapısı ve insanlarına uygun çözümler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Pertzinidou, LEADER Yaklaşımı’nda yerel makamlar, sivil toplum ve üreticinin birlikte çalıştığını ve kırsaldaki insanların yaşamlarında büyük farklar yarattığını anlatarak, “Leader Yaklaşımı ile Türkiye’de önemli gelişmeler göreceğimize inanıyorum.” dedi.

IPARD Yönetim Otoritesi Başkanı Osman Yıldız da Türkiye’nin, gelişmiş ülkelerle eş zamanlı olarak kırsal kalkınma politikalarını oluşturup başarılı şekilde uyguladığını bildirerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Kırsal alanın sorunlarının çözmede önemli araç olan LEADER Yaklaşımı, yerel ortaklarla belirlenen stratejiler ve yerel ihtiyaçlar için hazırlanan projelerle kırsal problemlerin üstesinden gelmeye çalışan bir yöntemdir. Bu yaklaşımla 12 IPARD ilinde 50 YEG kuruldu. Şimdi de 15 IPARD ilinde yeni YEG’ler kurulması hedefleniyor. Valilikler, belediyeler, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler, üretici örgütleri ve yerel halk proje içinde yer alıyor.”

Karadeniz somonu 30 ülkede sofraları lezzetlendirdi: 36 milyon 672 bin 970 dolarlık ihracat yapıldı

Karadeniz somonu 30 ülkede sofraları lezzetlendirdi: 36 milyon 672 bin 970 dolarlık ihracat yapıldı

AA muhabirinin Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden yaptığı derlemeye göre, yılın ilk iki ayında 30 ülkeye 7 bin 376 ton Karadeniz somonu satıldı.

Karadeniz somonu ihracatı, 4 bin 195 ton karşılığı 22 milyon 494 bin 67 dolar döviz girdisi elde edilen ocak-şubat 2020’ye göre miktar bakımından yüzde 76, değer bakımından yüzde 63 artış gösterdi.

Rusya, Almanya ve Vietnam, en fazla dış satım yapılan ülkeler olarak sıralandı.

Bu dönemde Rusya’ya 20 milyon 193 bin 110 dolar karşılığında 4 bin 244 ton Karadeniz somonu satıldı. Rusya’yı 10 milyon 222 bin dolarla Almanya, 2 milyon 49 bin dolarla Vietnam izledi.

Geçen yılın ilk iki ayından farklı olarak İspanya, Beyaz Rusya ve Azerbaycan-Nahçıvan’a da Karadeniz somonu ihraç edildi.

– “YENİ PAZARLARA İHRACAT YAPABİLMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

DKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkanı İsmail Kobya, AA muhabirine, kafeslerde yetiştirilen ve “gökkuşağı alabalığı” olarak bilinen Karadeniz somonunun yurt dışında büyük ilgi gördüğünü söyledi.

İhracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63 arttığına işaret eden Kobya, bu artışın yıl içinde devam edeceğinden umutlu olduklarını belirtti.

Kobya, “Karadeniz somonunun Rusya pazarında artık marka haline geldiğini söyleyebiliriz. İhraç edilen balıklar büyük beğeniyle tüketiliyor. İhracatçılarımız bu anlamda güzel geri dönüşler alıyorlar. Amacımız, Avrupa Birliği ve Uzak Doğu ülkelerinin yer aldığı pazarlarda da bu ilgiyi yakalayabilmek. Yeni pazarlara ihracat yapabilmek için çalışıyoruz.” dedi.

Türkiye'nin 'tropikal' ihracat: 6 milyon 461 bin dolar girdi

Türkiye’nin ‘tropikal’ ihracat: 6 milyon 461 bin dolar girdi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinden (EİB) yapılan açıklamaya göre, Türkiye geçen yıl 57 ülke ve bölgeye 6 milyon 461 bin dolarlık tropikal meyve ihraç etti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen EİB Başkanı Hayrettin Uçak, tarım ve gıdada markalaşmanın yolunun, katma değerli ürün üretmekten, dünyanın talep ettiğini üretmekten geçtiğini belirtti.

Uçak, “Türkiye, tropikal meyvede ithal eden ülke konumundan şu anda 57 farklı ülke ve bölgeye ihraç eden ülke konumuna geldi. Türkiye geneli tropikal meyve ihracatımız 2018 yılında 4 milyon 690 bin dolar, 2019 yılında 5 milyon 110 bin dolarken 2020 yılında 6 milyon 461 bin dolara ulaştı. Ülkemizde yetiştirilen, ihraç edilen tropikal meyve çeşitlerini artırarak katma değer zincirimizi gitgide büyütüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hayrettin Uçak, şunları kaydetti:

“Kivi ve avokado ile başladığımız bu yola ejder meyvesi, çarkıfelek, karambola, papaya, mangost, guava armudu, mango, ananas, Hindistan cevizi, yaban mersini, kumkuat gibi ürünleri ekleyerek tropikal meyvede ürün gamımızı genişlettik. Türkiye, iklimi, toprağı, biyoçeşitliliği, coğrafi konumuyla planlı, programlı ve iyi tarım uygulamalarına bağlı kalarak geleneksel ürünler kadar yeni alternatif ürünleriyle de daha fazla pazara ulaşabilecek, ihracatını daha üst seviyelere taşıyacak konumdadır.”

Uçak, tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin devreye girmesiyle Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının 30 milyar dolara çıkacağına inandığını ifade etti.