SAP, Berlin merkezli iş süreci otomasyonu Signavio'yu satın alıyor

SAP, Berlin merkezli iş süreci otomasyonu Signavio’yu satın alıyor

SAP, Berlin merkezli iş süreci otomasyonu Signavio‘yu satın alıyor. Yeni satın almanın, SAP’nin şirketlerin iş süreçlerini hızlı bir şekilde anlamasına, iyileştirmesine, dönüştürmesine ve büyük ölçekte yönetmesine yardımcı olacağı belirtiliyor. İşlemin, düzenleme onayına tabi olarak 2021 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Satın almanın detayları açıklanmamış olsa da hafta başında Bloomberg, anlaşmanın 1,2 milyar dolar değerinde olabileceğini belirtmişti.

Signavio ile SAP, birlikte, bulutta yerel bir iş süreci yönetim aracı elde ediyor. SAP CFO’su Luka Mucic, işletme süreçlerini anlamanın ve otomatikleştirmenin bir şirketin dijital dönüşüm çabalarının önemli bir parçası haline geldiği bir dünyaya evrildiğimizi söylüyor.

İş Süreci Zekası, SAP’nin yeni teklifi olan RISE with SAP paketinin önemli bir parçası. Teklif, şirketlerin kendilerini esnek, çevik ve akıllı kılan bütünsel bir iş dönüşümü gerçekleştirmelerine yardımcı oluyor. Temel ERP süreçlerinin buluta hızlı bir şekilde taşınması için destek içeriyor. Signavio’nun entegre bulutta yerel süreç yönetimi paketi ise SAP’nin mevcut iş süreci zekası yazılımını tamamlıyor. Signavio’nun entegre edilmesiyle SAP artık müşterilerin iş süreçlerini uçtan uca dönüştürmeleri için bütünsel bir esnek süreç dönüştürme çözümleri paketi sunabilecek. Buna iş süreci tasarımı, kıyaslama, boşluk analizi, iyileştirme ve süreç değişikliği yönetimi de dahil. Paket ayrıca müşterilerin bu süreç değişikliklerinin uzun vadeli başarısını izlemelerine olanak tanıyacak.

SAP ve Signavio kombinasyonu, müşterilere her iş sürecinin 360 derecelik bir görünümünü sunmak için standartlaştırılmış süreç KPI’larını, geniş kıyaslama verilerini, kullanıcı davranışını ve müşteri deneyimi analizini bir araya getirecek. Ayrıca süreçleri tam olarak anlamak ve dönüştürmek için araçlar da sağlayacak.

Spin'den uzaktan kontrol edilebilen 3 tekerlekli elektrikli scooter: Spin S-200

Spin’den uzaktan kontrol edilebilen 3 tekerlekli elektrikli scooter: Spin S-200

2018 yılında Ford tarafından satın alınan Spin‘in Almanya’dan başlayarak dünyaya açılacağını geçtiğimiz aylarda sizlere aktarmıştık. Bugün ise yeni bir haber ile karşımıza çıkan Spin, uzaktan kontrol edilebilen 3 tekerlekli elektrikli scooter modellerini test ettiğini duyurdu.

Elektrikli scooter üreticisi Segway-Ninebot ve yazılım girişimi Tortoise ile iş birliğiyle geliştirilen yeni scooter modelinin kaldırımlardaki scooter dağınıklığı problemini ortadan kaldırmayı hedefliyor. 3 tekerlekli olarak tasarlanan Spin S-200 modeli, sahip olduğu uzaktan kontrol teknolojisi sayesinde hatalı bir noktaya bırakıldığında operatörler tarafından uzaktan kontrol edilerek doğru bir noktaya park edilebiliyor.

Paylaşılan bilgilere göre toplamda 300 Spin S-200 modelinden oluşan bir filo ile teste başlayacak olan Spin, söz konusu testi Idaho eyaletinin başkenti olan Boise’de gerçekleştirecek. Spin’in temel amacı ise uzaktan kontrol edilebilen elektrikli scooter modellerini ABD ve Avrupa’da 2021 yılında kullanıma sunmak.

Uzaktan kontrol edilebilen Spin S-200 modeli hem önde hem de arkada kameralara sahip. Bu kameralar ve Tortoise girişiminin yazılımı sayesinde operatörler tarafından uzaktan kontrol edilebilen Spin S-200’ün gelecekte başka yeteneklere sahip olması da bekleniyor. S-200 modeli üç bağımsız fren sistemine de sahip durumda.

Tortoise kurucu ortağı ve başkanı Dmitry Shevelenko‘nun açıklamalarına göre uzaktan kontrol özelliğine sahip olan scooter modelleri gelecekte kullanıcılarının bulunduğu lokasyonlara operatörlerin desteği ile gidebilecek. 

İdenfit Geliştirilmiş Performans Değerlendirme Modülünü ve E- İmza Özelliğini Kullanıcıların Hizmetine Sundu

İdenfit Geliştirilmiş Performans Değerlendirme Modülünü ve E- İmza Özelliğini Kullanıcıların Hizmetine Sundu

Veriye Dayalı bir İK Yönetimi İçin: İdenfit Performans Değerlendirme Modülü

Performans değerlendirmede İK analitiği, şirketlerin işletme performansını artırma yolunda çalışanların neye ihtiyacı olduğunu, ölçülebilir ve raporlanabilir verilerle daha iyi anlamasını hedefliyor. Veriye dayalı bir İK yönetiminin önemini vurgulayan İdenfit Ceo’su Onur Bayındır “İK yazılımı trendlerinde İK analitiği ve dolayısıyla performans değerlendirme bu yılın en önemli konu başlıkları arasında yer alıyor. Kurumsallaşan İK departmanlarında performans yönetiminde  ölçülebilir veriye ve raporlanabilir veri analizine büyük ihtiyaç var.” diye belirtirken İdenfit performans değerlendirme modülünü bu doğrultuda yeni özelliklerle zenginleştirdiklerini ifade ediyor. 

Geliştirilmiş İdenfit performans değerlendirme modülü bu noktada çalışanların performansını hedef ve yetkinlikler bazında 360 derece olarak İK analitiğinden faydalanarak ölçmeye olanak tanıyor. İdenfit’in kullanıcılarına sağladığı, hazır ve kişiselleştirilebilir performans değerlendirme paneliyle performans beklentileri sisteme net olarak tanımlanabiliyor. Performans değerlendirme sürecinde gidişata yönelik “Eğitime ihtiyacın mı var?” gibi geliştirici geri bildirimler almanın yanında değerlendirme tamamlandığında sonuçlar SMS, e-posta ya da bildirim olarak da gönderilebiliyor. Performans değerlendirme sonuçları doğrultusunda çalışan performansını geliştirecek aksiyon  planı oluşturulabiliyor.  

İdenfit E-imza Özelliği İK’nın İmza Sürecini Hızlandırıyor

İdenfit İK yazılımının son dönemde en çok talep gören bir diğer özelliği ise kullanıcılarına sağladığı e-imza desteği. İdenfit e-imza özelliği ile İdenfit sistemine yüklenen bordro, izin çizelgesi ya da iş sözleşmesi gibi sınırsız sayıda evrak ve dokümana hukuki geçerlilik kazandırmak mümkün. Özlük dosyası, evrak & doküman modülleriyle İK’nın tüm evrak sürecinde dijital dönüşümü hedefleyen İdenfit, e-imza desteği ile İK departmanlarının imza süreçlerini de hızlandırıp dijitalleştiriyor.

Islak imzaya eşdeğer ve takibi kolay elektronik imza sayesinde İdenfit kullanıcıları, e-imza ve zaman damgası gerektiren tüm belgelerini İdenfit yazılımı ile elektronik ortamda, hukuki geçerliliği korunarak saklayabiliyor ve yönetebiliyor. Evrak sayısına göre fiyatlandırmada da farklı bir yol izleyen İdenfit, evrak sayısını sınırsız tutarak e-imza özelliğini İdenfit yazılım kullanımı ile personel başı aylık olarak ücretlendiriyor.  

İdenfit 2021 Hedefi: Veriye Dayalı İK ve Mobilite

İdenfit yazılımındaki gelişmelerin yanında yeni yıl hedef ve öngörülerinden de bahseden Bayındır konuşmasını şöyle bitiriyor: “Bu yıl hedeflerimiz doğrultusunda dijital İK, İK analitiği, İK’nın tüm süreçlerinde detaylı raporlama ve mobilite konuları bizim için en önemli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor. İdenfit yazılımını ihtiyaç ve trendler doğrultusunda sürekli güncelleyip geliştiriyoruz. Modüllerimize yeni özellikler eklerken kullanıcı talepleri de bizim için her zaman rehber oluyor. Bu yıl da kullanıcılarımızın desteği ile alanımızda büyük yenilik ve gelişmelere imza atacağımızı düşünüyorum.”

İdenfit hizmetleri ve avantajları hakkında daha fazla bilgi veya başvuru için idenfit.com/tr ziyaret edebilirsiniz.

Reddit kullanıcıları Wall Street'e karşı: GameStop'un hisseleriyle ilgili merak ettiğiniz her şey

Reddit kullanıcıları Wall Street’e karşı: GameStop’un hisseleriyle ilgili merak ettiğiniz her şey

Sosyal ağların yükselişi sadece dijital dönüşümü değil, dijital toplumu da beraberinde getiriyor. ABD’de sosyal ağlardaki hareketlilik son aylarda gerçek hayatı birebir etkiler hale geldi. Vatandaşlar için sosyal ağlar, adeta birer demokrasi aracına dönüştü.

İnsanlar kendine yakın görüşlerde insanlarla tanışıyor, örgütleniyor ve sisteme karşı koyuyor. Yakın zamanda Twitter’da örgütlenen #BlackLiveMatters ve Kongre Binası İşgali hareketlerinin ardından, Reddit kullanıcıları batmakta olan GameStop’un hisselerinin yükselmesini sağlayarak Wall Street’e karşı birleşti. Olayın detaylarını birlikte inceleyelim. 

Gamestop neden batıyordu ve hisseleri nasıl yükseldi? 

Öncelikle Gamestop’tan biraz bahsedelim. Blockbuster’dan bir yıl önce kurulan GameStop, fiziksel mağaza zinciri ile oyun satışı yapıyordu. Kullanıcıların çevrimiçi pazar yerlerine kayması ile şirketin işleri kötüye gitti. Batmaya başlayan şirketin, hisseleri de düşüş trendindeydi.

Bu esnada Pandemi ile birlikte dijitalleşmenin artması, kullanıcıların yeni ilgil alanlarına yönelmesine de yol açtı. Aslında yıllardır, borsa işlemleri bir grup insanın organize hareket etmesiyle şekilleniyor. Ancak dijitalin devreye girmesi, kripto para dünyasında da gördüğümüz gibi, sade vatandaşın da borsada önemli bir rol oynamasını sağlıyor.

Reddit forumu r/WallStreetBets de bunun bir eseri. 15 Eylül 2020’de Bloomberg’e haber olan forum, profesyonel yatırımcıların, r/WallStreetBets gibi forumlardan nasıl faydalandığını da aktarıyordu. 

Her şey tek bir gönderi ile başladı 

Gelelim Gamestop hisselerine. Bundan bir yıl önce delayni isimli bir kullanıcı, Gamestop hisselerinin piyasa tarafından değerinin altına düşürüleceğini iddia etti. “GameStop Yatırım Tezi” başlıklı gönderi, detaylı bir şekilde hisselerin ne kadar zamanda ne fiyata düşeceğini belirtiyordu.

r/WallStreetBets topluluğunun GameStop hisselerinin kontrolünü ele alması, başta sadece forumda konuşulan bir şakaydı. Ancak zamanla bu şaka gerçeğe dönüşmeye başladı. Forumdaki topluluğun amacı ise düşüşe oynayan Wall Street yatırımcılarına müdahale ederek, onları cezalandırmaktı. 

Düşüşe oynama nedir? Nasıl yapılır? 

Zira GameStop batsa dahi, hisselerinin düşeceği öngörüsü üzerinden kazanç sağlamak mümkün. “Düşüşe oynama” dediğimiz “short” kavramı da buna dayanıyor. Wall Street kodamanları, belli bir komisyon karşılığında hisse ödünç alıyor  ve onları yüksek fiyattan sattıktan sonra, fiyatlar düştüğünde hisseleri daha ucuza satın almış oluyor. 

Bu taktiği batan bir şirket üzerine uyguladığınızda, hisseleri geri vermek zorunda kalmadığınız için karınız ve kazancınız artıyor. Ancak bu modelde hisse değeri artarsa, para kaybetmeye başlıyorsunuz. Hissedarlar, hisselerini geri isteyebiliyor ya da hisse komisyonu ücretleri artış gösteriyor. Bu nedenle düşüşe oynayanlar, yüksek fiyatlardan hisse satın almak zorunda kalıyor ve hisseler de buna bağlı olarak artış göstermeye devam ediyor.

GameStop’a yatırım yapanlardan ziyade düşüşe oynayan çok daha geniş bir kitle söz konusu. Burada GameStop’ın 69.7 milyon hissesi olmasına rağmen, düşüşe oynanan 71.2 milyon hisseden bahsediyoruz.

Bu senaryoda, hisselerin düşüşüne bu kadara para yatıran kişi varken, başka yatırımcılar da kısa vadeli al-sat işlemleri için GameStop hisselerini tercih edecek. Özetleyecek olursak, ortaya bir şişirilmiş bir hisse fiyatı çıkacak ve insanlar bu fiyat üzerinden gelir elde edecek. Bu Wall Street kodamanlarının yıllardır uyguladığı bir yöntem. Ancak sosyal ağlar ve fintechlerin hızı, yatırımların yönünü değiştirebiliyor. 

Fintechlerin sürece katkısı

Robinhood gibi uygulamalar, sade vatandaşın yatırım yapmasını kolaylaştırırken, Wall Street’in planlarını bozabiliyor. Robinhood’da hisse alım-satımının ötesinde hisse opsiyonları satın almanız da mümkün. Eğer bir hissenin düşeceğinden ya da artacağından eminseniz, “şu tarihte x fiyata” alacaksın diyerek, hisse alımını otomatize edebilirsiniz. Son kullanıcılar cep telefonları ile, kolayca yatırımcıya dönüşebiliyor ve daha ucuz fiyata hisse opsiyonu satın alarak, kar marjını artırıyor. 

Robinhood gibi uygulamaların sağladığı kolaylıklar, r/WallStreetBets gibi topluluklarla birleştiğinde, insanlar topluluğun bir parçası olmak ya da arkadaşlarına hava atmak amacıyla belli başlıklar altında hisse alım satımı gerçekleştiriyor.

Genellikle profesyonel yatırımcıların denetiminde olan bu topluluklar, esasında kendi fikirlerine sahip değil. Basit bir tabirle, Wall Street piyasası tarafından yönlendiriliyor ve piyasanın istediği yönde hareket etmesini sağlayan birere topluluk aracına dönüşüyorlar. Topluluğun da farkında olduğu bu durum, GameStop hisseleriyle birlikte değişti. r/WallStreetBets’i hafife alan alan Wall Street yatırımcıları, topluluk tarafından trollendi.

5 milyar dolarlık trolleme 

R/ WallStreetBets topluluğu liderliğinde pek çok kişi, şu anda hisselerin düşeceği tahminine değil, artacağı tahminine para yatırıyor.

Açıkçası her şey, WallStreetBets’teki insanların GameStop’ın değerinin düşük olduğuna ve hisse senedinin yükseleceğine karar vermesi üzerine başladı. Topluluktaki sade vatandaşlar, GameStop hisse opsiyonlarını nasıl satın aldıklarına dair bir çok gönderi paylaştı. Bu, GameStop için hisse senedi fiyatını artırdı. Yukarıda da anlattığımız üzere fiyatı dengelemek için kullanıcılar hisse senedi almak zorunda kaldı ve daha fazla kişi opsiyon satın aldıkça, yatırımcılar daha fazla hisse senedi aldı.

Yükselen hisse senedi, bazı düşüşe oynayanların açıklarını kapatması ve hisse fiyatlarını daha da yukarı göndermesi gerektiği anlamına geliyordu. 26 Ocak itibariyle, 2021’de düşüşe oynayan satıcılar, sadece GameStop’taki hisselerinin konumları nedeniyle 5 milyar dolar civarında trollendi.

Citadel Securities’in GameStop hisselerindeki rolü 

Fiyatlardaki bu artış; yalnızca sade vatandaşın Robinhood’da ücretsiz takas yapabilmesinden kaynaklanmıyor.  Robinhood, aynı zamanda bireysel yatırımcıların ne yaptığını görmek için Citadel Securities gibi bazı büyük yatırımcılar tarafından ödeme alıyor.

Diğer aracı kurumların da dahil olduğu bu sürece, sipariş akışı için ödeme ismi veriliyor. Financial Times’a göre, Citadel Securities, otomatik olarak emrin diğer tarafını satın alıp, ardından borsa işlemlerini tersine çevirmek için piyasaya geri dönerek; bu emirler üzerinden para kazanıyor. Alış ve satış fiyatı arasındaki farkı ise cebe atıyor. 

Citadel’in yaptığı bu uygulama, hem hukuki hem de etik açıdan tartışmalı. Citadel’in sahiplendiği bu yaklaşım, sade vatandaşın daha uygun fiyatlarla hisse alım satımı yapmasını sağlasa da, yatırımcılara zarar veriyor. Öte yandan SEC tarafından yasaklanmış bu tutumun, sahiplenildiğine yönelik iddianın ötesinde bir kanıt bulunmuyor.

Yine de Robinhood’un daha önce SEC ile bu konuda zıtlaştığını hatırlatalım. Robinhood, Kasım ayında SEC ile anlaşmaya varmış ve 65 milyon dolar ceza ödemek durumunda kalmıştı. Robinhood CEO’su ve Kurucu ortağı Vlad Tenev, GameStop hisselerinin trollenmesinde rol oynayan kişilerin kullanıcı tabanının çoğunluğunu oluşturmadığını ifade ederken, sipariş akışı için ödeme stratejisi hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadı. 

Tüm bu olayların akabinde trollemenin kazanan ismi ise Citadel Securities oldu. Şirket, sade vatandaş tarafından gerçekleştirilen hisse işlemlerinin %40’ını temsil ediyor. Yatırım şirketi, ödeme emirleri söz konusu olduğunda sadece Robinhood ile değil aynı zamanda TD Ameritrade ve Charles Schwab ile iş birliği yapıyor.

Kısacası Reddit kullanıcıları Wall Street kodamanlarını alt ettiğini düşünse de yaptığı her alım satım ile başka bir Wall Street devine hizmet ediyor. Tabi arada önemli seviyede kazanç elde eden kullanıcılar da mevcut. 

Elon Musk  ve Chamath Palihapitiya desteği 

Elon Musk’ın gündemdeki konulara yorum yapmaktan keyif aldığını hepimizi biliyoruz. Musk, En son WhatsApp’t yaşanan kavimler göçünde yaptığı yorumla Signal’e 150 binden fazla kullanıcı kazandırmıştı. Bu olayda da yorumunu esirgemeyen Musk, kısa vadede alım-satım yapan yatırımcılara olan nefretini dile getirdi ve WallStreetBets’e destek verdi.

Gamestonk!! https://t.co/RZtkDzAewJ

— Elon Musk (@elonmusk) January 26, 2021

Elon Musk’ın düşüşe oynayan yatırımcılara olan nefreti ise Melvin Capital’in Tesla üzerinde oynadığı oyuna dayanıyor. Geçen yıl düşüşe oynayan yatırımcıların hışmına uğrayan Tesla, borsada ciddi oranda bir hisse düşüşü yaşamıştı. 

GameStop hisselerinin %700 artış göstermesi Melvin Capital ve Citron’u devasa bir kayıp ile başbaşa bıraktı. Facebook’un esi yöneticilerinden Chamath Palihapitiya da r/WallStreetBets’e destek verenler arasında yer aldı. 

Wall Street baskısı Discord ve Reddit kanallarını kapattırdı

Bazı şeyleri yaptırmak için para değil güç gerekir. Wall Street kodamanları, yaşanan olayın ardından sansür seçeceğini değerlendirmeye başladı. Wall Street baskısı, Discord’daki WallStreetBets kanalının kapanmasına yol açarken, forum Reddit’te gizli olarak ayarlandı. Discord paylaştığı açıklamada, WallStreetBets’teki paylaşımların İçerik ve Topluluk ilkelerini ihlal ettiğini dile getirdi. Reddit tarafından kısa bir süre kapandıktan sonra açılan Reddit forumunda,Reddit, teknik aksaklıklar yaşadığını iddia etti. 

Yeni Gamestop, AMC olabilir

Zaferin ve paranın tadını alan WallStreetBets topluluğu, şimdi dikkatini sinema zinciri AMC’nin hisselerine çevirmiş durumda. Wall Street’in önde gelen firmaları, yıllardır uyguladıkları bu yöntemin kendilerine karşı uygulanması konusunda, bakalım önlemler alacak. Yakın zamanda benzer bir konuda  XRP’ye savaş açan SEC, WallStreetBets üyelerinin ve Citadel Securities’in başına ekşiyebilir. 

Arda Kutsal sürprizi ile iPhone 12 Pro Max incelemesi

Apple, şu anda 1 milyardan fazla aktif iPhone olduğunu açıkladı

Apple, 26 Aralık’ta sona eren üç aylık kazanç raporunu açıkladı. Açıklanan bilgilere göre iPhone satışları, şirketin üç aylık toplam gelirini 111,4 milyar dolara çıkardı. Bu da Wall Street analistlerinin 103,3 milyar dolarlık tahminlerinin bir hayli üzerinde. iPhone satışları da beklenenden daha iyi. Zira analistlerin 59,8 milyar dolarlık beklentileri ile karşılaştırıldığında, yıldan yıla yüzde 17’den fazla artışla yaklaşık 65,6 milyar dolara yükseldi.

Apple yöneticileri geçtiğimiz çeyrekte iPhone satışlarında aralık çeyreğinde tek haneli yüzde artış beklediklerini söylemişti.Ancak bu güçlü sonuçlara rağmen Apple’ın hisseleri dün, işlemlerde yüzde 2 değer kaybetti.

Apple CEO’su Tim Cook, analistlerle yaptığı görüşmede, dünya çapında aktif haldeki iPhone’ların şu anda 1 milyarı aştığını, bunun nedeninin de iPhone 12’ye olan güçlü talep olduğunu söyledi. Şu anda aktif kullanımda olan 1,65 milyar Apple cihazı bulunuyor. Apple, 2016’da milyarıncı iPhone’unu sattı ve Ocak 2019’da Apple 900 milyon aktif iPhone kullanıcısına ulaştığını söyledi. Bu noktada aktif iPhone tanımının ne olduğuna değinmekte fayda var. Apple, son 90 gün içinde bir Apple servisiyle etkileşime girmiş olması durumunda bir cihazı aktif olarak kabul ediyor ve sayı buna göre açıklanıyor. 

İstatistik, şimdiye kadar satılan iPhone’ların önemli bir kısmının, en azından Apple’ın tanımına göre aktif kullanımda kaldığını gözler önüne seriyor. Analistler, Apple’ın 2020’nin sonunda 1.9 milyarıncı iPhone satışına yaklaşacağını söylemişti, ancak Apple bununla ilgili bir açıklama yapmadı. 

Hoya: "Paynet ile kredi kartı tahsilat tutarı aylık %70 arttı, tahsilat oranı %40’dan %60’a yükseldi"

Hoya: “Paynet ile kredi kartı tahsilat tutarı aylık %70 arttı, tahsilat oranı %40’dan %60’a yükseldi”

Paynet olarak 2000’li yılların başlarında “bayi kanalında kredi kartı ile tahsilat” fikriyle yola çıktık. Bugün ise farklı sektörlerde faaliyet gösteren yaklaşık 20 binden fazla işletmenin finansal süreçlerini dijitalleştiren Merkez Bankası lisanslı bir finansal teknoloji şirketiyiz. 

Paynet’te sunduğumuz çözümlerle işletmelerin ödeme ihtiyaçlarına cevap veriyor ve gelir elde etmelerini kolaylaştırıyoruz. Kasım ayında sizlerle, alanının en büyük üreticilerinden biri olan Albert Genau’nun Paynet ile tahsilat süreçlerini dijitalleştirme hikayesini paylaşmıştık. 

Bu yazımızda Japonya merkezli sağlık ekipmanları üreticisi HOYA’nın sunduğumuz finansal çözümlerden nasıl fayda sağladığını aktaracağız. 

HOYA ve Paynet iş birliği nasıl başladı?

HOYA, Paynet ile çalışmaya başlamadan önce tahsilat sürecinde merkezi POS cihazlarını, saha ziyaretlerinde kullanıyordu. Bu nedenle operasyonel açıdan verimsizlik yaşayan şirket, müşterilerine farklı banka ve vade seçenekleri sunmakta zorluk çekiyordu. HOYA, Paynet iş ortaklığı öncesinde yaşadığı sorunları şöyle anlatıyor: 

Biz HOYA olarak Paynet ile 2019 ocak ayında çalışmaya başladık. Paynet ile çalışmadan önce, kredi kartı tahsilatlarımızı satış temsilcilerimizde ve yine merkez ofisimizde bulunan merkezi POS cihazlarımız ile gerçekleştiriyorduk.

POS cihazlarının satış temsilcilerimiz tarafından saha ziyaretlerinde sürekli yanlarında taşınma zorunluluğundan dolayı bu sistemde operasyonel verimsizlikler yaşıyorduk. Sadece POS cihazını bulundurduğumuz banka kartlarına taksit yapabiliyor, müşterilerimize banka-vade konusunda çoklu seçenekler sunamıyorduk.

Paynet ile iş ortaklığına başladıktan sonra bu konuları çözmüş olduk.

Tek sözleşme ile tüm banka kartlarına taksit imkanı

HOYA, Paynet ile iş birliği yaparak pos cihazı kullanım bedelleri gibi sabit masraflardan tasarruf etmenin yanı sıra fiziksel ve dijital dünyadaki tahsilat süreçlerini de hızlandırdı. Paynet ile müşterilerine tüm banka kartlarında taksit imkanı sunan HOYA, bu sayede kredi kartı tahsilat oranlarını artırdı. 

HOYA satış ekibi Paynet uygulaması ile herhangi bir ek cihaza ihtiyaç duymadan tahsilat işlemlerini mekan bağımsız bir şekilde gerçekleştirdi. İş ortağımız HOYA kısa süre içinde gördüğü operasyonel ve finansal faydayı şöyle aktarıyor: 

Paynet ile çalışmaya başlayarak öncelikle pos cihazı kullanım bedeli gibi bazı sabit masraflardan tasarruf etmiş olduk.

Satış ekibimiz herhangi ek bir cihaz taşımadan telefonlarına, tabletlerine, bilgisayarlarına kurdukları Paynet uygulamasına girerek -gerekirse bulundukları yerde- internet üzerinden tahsilatları daha hızlı gerçekleştirmeye başladı; bu süreç akabinde standartlaşma sağladık ve dijitalleşmeye uyum sağladık.

Paynet CepPOS: 7/24 aktif, teknolojik ve güvenilir bir tahsilat sistemi 

HOYA’nın iş modelini yenileyen Paynet ödeme sistemi, şirketin nakit akışını da daha sağlıklı bir şekilde kurgulamasını sağladı. Optik merkezleri, tahsilat seçeneklerini artırırken, HOYA kurumsal olarak ekonomik koşullara hızlı, esnek ve dinamik yanıtlar vermeye başladı. 

Bu süreci bir de HOYA’dan dinleyelim: 

Paynet ödeme sistemini satış temsilcilerimiz uzaktan kullanabildiği gibi, bu sistemi aynı zamanda optik merkezlere de kurarak son kullanıcılardan bu altyapıda tahsilat yapabilmelerini sağladık; böylece hem hep birlikte iş modelimizi ve nakit akışımızı sağlıklı kurgulayabildik hem de optik merkezlerin tahsilat opsiyonlarını artırdık. Ekonomik koşullara hızlı, esnek ve dinamik cevap verebilecek koşulları oluşturduk. İş ortaklarımıza 7/24 aktif, aynı zamanda teknolojik ve güvenilir bir tahsilat sistemi sunmamız çok olumlu karşılandı.

Kredi kartı tahsilat tutarı aylık yüzde 70 arttı, kredi kartı tahsilat oranı yüzde 40’dan yüzde 60’a yükseldi

HOYA’nın operasyonel alanda Paynet ile sağladığı fayda tahsilat oranlarına da yansıdı. Üstelik HOYA, finansal durumundaki bu olumlu gelişmeyi, tüm finansal akışını yönettiği Paynet Portal üzerinden dilediği an takip etti: 

Paynet’ten sonra kredi kartı tahsilat tutarımız aylık bazda %70 oranında artarken, aylık toplam tahsilattaki kredi kartı tahsilat oranımız %40’lardan %60’lara kadar yükseldi. Bu oranları kolaylıkla takip edebilecek bir raporlama sistemimiz de kurulmuş oldu. 

Paynet CepPOS uygulaması ile HOYA, fiziksel POS’ların teknik ve fiziksel zorluklarını geride bıraktı. CepPOS kullanımın yaygınlaşmasının ardından bayilerin de Paynet ile ödeme almaya başlaması için ana firma – bayi modeli, Hoya Grup bünyesinde de hayata geçirildi. Böylece bayiler de tüketicilerin, kart markası farketmeksizin tüm taksit taleplerine anında cevap verdi ve satışlarını artırmaya başladı.

Paynet CSO’su Onur Ertürk, konu hakkındaki görüşlerini açıklıyor: 

Hoya Grubu ile çalışmamız, firmanın saha ziyaretleri sırasında bayilerinden aldıkları ödeme süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve daha verimli hale getirilmesi için sunduğumuz Paynet CepPOS çözümümüz ile başladı. 

Sahada aktif ziyaret gerçekleştiren satış ekipleri, cep telefonlarına indirdikleri Paynet CepPOS aplikasyonu ile bayilerinden gelen taksit taleplerini tüm kart markaları için karşılayabilir hale gelirken fiziksel POS’ların getirdiği bazı teknik ve finansal zorlukları da geride bırakmış oldu. 

CepPOS kullanımın yaygınlaşması sonrasında bayilerin de Paynet ile ödeme almaya başlaması için ana firma – bayi modelimizi Hoya Grup bünyesinde de uyguladık

Bu sayede bayiler de son tüketicilerin, kart markası farketmeksizin tüm taksit taleplerine anında cevap vererek satışlarını artırmaya başladı.

Yaklaşık 80 yıldır sağlık ekipmanları üretimi alanında global ölçekte faaliyet gösteren Hoya Grup’un finansal süreçlerini dijitalleştirerek hizmetlerinde katma değer yaratabildiğimiz için çok mutluyuz. 2021 ile birlikte çalışmalarımız büyüyerek devam edecek.

Robert Downey Jr.'dan sürdürülebilir teknolojilere odaklanan girişler için yeni fon: Footprint Coalition Ventures

Robert Downey Jr.’dan sürdürülebilir teknolojilere odaklanan girişler için yeni fon: Footprint Coalition Ventures

Günümüzün en önemli oyuncularından biri olan ve özellikle Iron Man / Tony Stark rolü ile büyük bir hayran kitlesine ulaşan Robert Downey Jr., 2019 yılının Haziran ayında Amazon’un re:MARS konferansında FootPrint Coalition isimli bir fon kurduğunu duyurmuştu.

Bugün ise World Economic Forum’un dijital Davos etkinliğine açıklamalar yapan Robert Downey Jr., sürdürülebilir teknolojilere odaklanan girişimleri desteklemek için yeni bir fon kurduğunu duyurdu. Footprint Coalition Ventures isimli fon paylaşılan bilgilere göre AngelList tarafından yönetilecek.

Robert Downey Jr. tarafından kurulan Footprint Coalition Ventures fonunun geleneksel risk sermayesi yatırım fonlarından farklı olarak hızlı kurulup hızlı kapanan “rolling” bir fon olduğunu da ekleyelim. Kısaca anlatmak gerekirse Footprint Coalition Ventures, 3 aylık dönemlerde yatırımcılardan alacağı sermaye taahhütleri ile yatırımlar yapacak.

Firmaya yakın bir kaynağa dayandırılan bilgilere göre Footprint Coalition Ventures’ın 3 aylık dönem için sermaye taahhütleri 5 bin dolar olacak ve çeyrekte maksimum 2 bin yatırımcı fona dahil olabilecek. Yatırımcıların en az 1 yıllık sermaye taahhüdü ile fona dahil olabileceklerini de ekleyelim.

Paylaşılan bilgilere göre hem erken aşama girişimlere hem de olgunlaşmış ve daha geç aşamada olan girişimlere yatırım yapma hedefi ile yola çıkan Footprint Coalition Ventures, yılda 6 yatırım yapmayı hedefliyor. Footprint Coalition Ventures tarafından yapılacak olan yatırımları sizlere aktaracağız.

Markalar için lisanslama yönetimi sunan Flowhaven, 16 milyon dolar yatırım aldı

Markalar için lisanslama yönetimi sunan Flowhaven, 16 milyon dolar yatırım aldı

Marka lisanlama çözümü Flowhaven, Sapphire Ventures’ın bir parçası olan Sapphire Sport tarafından yönetilen yatırım turunda 16 milyon dolar yatırım aldı. Tura mevcut yatırımcılar Global Founders Capital ve Icebreaker.vc de katıldı. Girişim, aldığı yeni yatırımla birlikte toplam yatırım miktarını 21,5 milyon dolara çıkardı.

Flowhaven CEO’su Kalle Törmä, 2012’de Rovio’dayken Angry Birds mobil oyun franchise’ı için lisanslama üzerinde çalıştı. Törmä Rovio’da çalışırken, işin ticari tarafını yönetmek için küresel planı oluşturdu ve daha sonra Angry Birds için ortaklıkları da genişletti. Törmä’nın Rovio’da karşılaştığı zorluklar, onu Flowhaven gibi bir çözüm oluşturmak için neye ihtiyaç duyulacağını, özellikle de manuel yöntemlerle zorlu lisanslama iş akışlarını ve zaman çizelgelerini yönetmeyi anlamaya yöneltti.

Flowhaven lisans yönetimi platformu, planlama ve strateji, hesap ve anlaşma yönetimi, içerik dağıtımı, tasarım onayları, telif hakkı raporlaması ve daha fazlası dahil olmak üzere marka lisanslama iş akışı sürecini otomatikleştiriyor. Ayrıca, ekiplerin medya ve eğlence işlerinde genellikle sıkı olabilecek programlara uymalarına yardımcı oluyor. Flowhaven, yazılımının sadece zamandan değil, aynı zamanda para tasarrufu da sağladığını söylüyor.

Flowhaven, Nintendo, LAIKA, Games Workshop, Acamar Films ve Crunchyroll gibi şirketlerle çalışıyor. Yıldan yılan yüzde 400 büyüdüğünü belirten şirket, aldığı yeni yatırımı iş birliklerini güçlendirmek ve yazılımını geliştirmek için kullanacağını söylüyor. Törmä, ek fonun Flowhaven’ın büyümesini hızlandırmasına, ürün ve platformunu genişletmesine ve işe alımlara yardımcı olacağını belirtiyor.

Önemli bir dönüşümün içerisinde olan iyzico'nun yeni yol haritası

Önemli bir dönüşümün içerisinde olan iyzico’nun yeni yol haritası

PayU’nun 11 Haziran 2019’da 165 milyon dolara satın aldığı iyzico, çalışma anlayışı, biçimi ve çözüm odaklı ürünleriyle Türkiye’nin önde gelen ödeme sistemleri arasında yer alıyor. PayU’yu da iyzico birleşmesine ikna eden en önemli de ekip ve şirket kültürü olduğunu satın alması sonrası hem PayU hem de iyzico Arda Kutsal’a anlatmıştı.

O dönem çok konuşulan satın alma sonrası iyzico ‘bir milyar dolar ciro yapan şirket haline gelerek Türkiye’nin en büyük beş kuruluşu arasına girme’ hedefi koydu. Şimdi ise iyzico’nun dönüşüm  zamanı. Şirket, finansal hizmetleri kullanıcı odaklı hale getirmek yani iş modeline B2B’nin haricinde B2C’ye de ekledi. Örnekle gidecek olursak e-ticaret markaları kurduğu bağın sonrasında iyzico’nun yeni odağı, artık son kullanıcı. Türkiye’de uzun bir süre rekabet ve müşterilerin ilgi duyduğu bir alana kaydıran kilit isim ise dört ay önce göreve getirilen iyzico’nun yeni CMO’su Murat Büyükkucak

Son tüketici tecrübesinin fintech ile kesitiği nokta

Hızlı tüketim ürünleri (FMCG) ve telekomünikasyon sektörlerinde deneyimli isim neden bu göreve geldiğini şöyle anlatıyor: “Farklı sektörlerde 17 sene pazarlama anlamında tecrübede bulundum. Barbaros’a (Özbuğutu) bu işi kabul etmeden önce ‘Ben ne fintekçi ne de finansçıyım. Oldukça hiyerarşik çok uluslu firmalardan geliyorum’ diyerek onlara yapacağım işle ilgili bir takım endişelerimi dile getirdim. Ama o tam da benim profilimde birine ihtiyaçları olduğunu belirtti. Çünkü Barbaros’un gündemi bu konu ve de ciddi tecrübeleri var. Ekim ayından beri sektörde ve iyzico’da görev alıyorum.”

Yeni dönem yeni heyecanlar ve ürünler

Büyükkucak, iyzico bu sene odağına müşteriyi koyduğunu ve ona katma değer yarattığını söylüyor ve ekliyor: “Bir değer önerisiyle geldiler ve her şeyden bağımsız müşterisi için çalışan tüm sektörde pozitif rekabete girmek için heyecanlıyım.” 

iyzico’nun bireysel müşterilerine dönük planları bu yılın ortalarında kendisini gösterecek ama şu aşamadaki servisleri arasında şunlar yer alıyor:

iyzico, ürün ve hizmetleriyle satıcılar için olduğu kadar tüketiciler için de online alışverişi kolaylaştırıyor. iyzico ile Öde güvenli ve kolay online alışveriş yapmayı sağlıyor. Korumalı alışveriş kapsamında tüketiciler güvenli alışveriş deneyiminin keyfini çıkarabilir. iyzico, özellikle kadın girişimciliğini destekliyor. Örneğin, iyzico Link ürünü ile gelir vergisi mükellefi olmayanlar da web sitesi gerekmeden birkaç dakikada oluşturabilecekleri link ile tüm dijital platformlardan peşin veya taksitli ödeme almaya olanak tanıyor. Online alışveriş ile ilgili daha önce kötü deneyim yaşayıp online alışverişe yeniden sıcak bakmayanlar, kredi kartı limitiyle ilgili sorunları olanlar, banka hesabı bulunmayanlar, ödeme sayfalarının karmaşıklığını zaman kaybı olarak değerlendirenler iyzico’nun finansal hizmetleri demokratikleştirme hedefinin kapsamına giriyor. Bu noktada da Bakiye ile Ödeme, saklı kart ile ödeme ve kredi kart ile ödeme seçenekleri sunan iyzico ile Öde ürünü devreye giriyor.

iyzico’da yeni dönem, Nisan ayında başlayacak. Büyükkucak, “PayU birleşmesi sonrası bizim de yılımız 1 Nisan – 31 Mart olarak yenilendi. Dolayısıyla biz bu önümüzdeki 3 ayı da 2021-2022 senesine hazırlık için kullanıyor olacağız. Aslında net bir talep var. Finansal kapsayıcılık. Bu da özellikle e-ticaretin pandemi sonrasındaki ihtiyaçlarına baktığımızda o şeffaflık, o kapsayıcılık, o demokratikleşme gerçekten bütün topluma da faydalı olacak bir misyona ve vizyona dönüşmüş durumda. Dolayısıyla yeni dönemimizle bizden arka arkaya yepyeni heyecanlı gelişmeler duymaya başlayacaksınız diyebilirim. Bugüne kadar online alışverişte e-ticarette sıkıntı yaşamış tüketicileri de tekrar e-ticarete geri kazandırmayı hedefliyoruz” diye konuşarak gelecek yılın da yol haritasını çiziyor.

Bankasızlar ve kadınlar…

Murat Büyükkucak’ın finansal kapsayıcılıktan kast ettiği şey, geniş bir kitle olan bankasızlar ve finansal sistemde daha az yer bulan kadınlar… Bu yüzden iyzico, regülasyonlarla kendi standartını oturtmaya çalışırken temelde ‘tüketicilere çalışan bir firma haline nasıl geliriz’ sorusu üzerine kafa yoruyor. Bu noktada Büyükkucak araya giriyor ve şöyle konuşuyor:

“Elbette ki en önemli konu değişmeyecek şey bizim için şeffaflık. Biz müşterilerimizin iyzico sayesinde finansal şeffaflığa ulaşmasını istiyoruz. iyzico cüzdan bugün iyzico App ile beraber kullandıkları iyzico Cüzdan bunun için en önemli kullandığımız ürünlerimizden bir tanesi.

Bugüne kadar kuralları değiştirdik. Bunu KOBİ’ler için bunları yaptık. Şimdi de aslında o gücü tüketiciye vermek istiyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde bizden daha çok çözüm odaklı daha çok müşterilere katma değer yaratan yeni ürünler ve çözümler göreceksiniz. Tıpkı satıcı, KOBİ’lerin büyük firmalarla rekabet edebilmesi için yarattığımız fırsat alanı gibi… “

Banka kartı kullanımı yüzde 5 ila 6 arasında arttı

“Özellikle bu dönemde e-ticaret potansiyeli ya da sepet tutarlarının artması hiçbirimizi şaşırtmadı. Kendi adıma en çok ilgimi çeken noktalardan bir tanesi bu” diyerek ilginç bir bilgiyi paylaşıyor: “Geçtiğimiz sene e-ticaret pazarında kredi kartı kullanımının yaklaşık yüzde 6-7 arası düşmesi ve banka kartı kullanımın da ise yaklaşık yüzde 5-6 arasında artışı söz konusu…

Murat Büyükkucak bunu iki açıdan şöyle yorumluyor: “Banka kartlarındaki kolaylık, hızlı ve bunlara ek olarak güvenlik meselesi… Biz bu güvenlik riskini çözmek için Korumalı Alışveriş, iyzico ile Öde gibi ürünlerimizi hayata geçirdik. Ama sanırım bu banka kartları güvenliğe karşı limiti aşılmaması, herhangi bir sıkıntı olmaması anlamında da tüketicilerin bir anlamda gönlünü rahatlatan bir durum.

İkincisi de gerçekten artık e-ticaretin toplumda ne kadar çok yaygın olduğunu gösteren tek şey sadece kredi kartı kullanımı değil. Çünkü kredi kartı kullanamayan ya da kredi kartı kullanmayı tercih etmeyen bir popülasyon da var. Sektörün en önemli ödevlerinden biri e-ticaret ve online alışverişte doğru araçları; uygun, güvenilir bir şekilde kolay ve hızlı şekilde kullanmak. Bu hem hem tüketicilerin hem Türk ekonomisinin nefes almasını sağlamasını sağlıyor.”

E-ticaret pandemiyle hız kazandı

Deneyimli yönetici, küçük esnafın yaklaşık yüzde 3’ü bir e-ticarete girme fırsatını yakaladığını, bunun da finansal kapsayıcılığın artmasıyla beraber geliştiğini anlatıyor. Büyükkucak pandemi sürecinde sosyal mesafenin gerekliliğiyle birlikte e-ticaret sektörü için umut verici gelişmeler yaşandığını söyleyerek sözlerine şöyle devam ediyor:

Dijital ödeme sistemleri “yeni normal” haline geldi. Temassız ödeme 3 kat arttı ve ATM’lerden nakit para çekme oranı yüzde 14 azaldı. Fintek sektörü doğası gereği halihazırda teknolojik açıdan donanımlı bir sektör olduğundan uzaktan çalışma döneminde tek odak noktası tüketiciler ve satıcılar olmaya devam etti. Pandemi döneminde finans sektörü dahil tüm sektörlerin yeniden sistemlerini sorgulaması, durumu analiz edip fırsatları da ortaya çıkarması gerekir. Bu şekilde kriz fırsata dönüşebilecek. E-ticaret dünyasındaki ve dijital ödeme sistemlerindeki belirgin büyüme pandemi sonrasında devam edecek ve tüketiciler için kolaylık haline gelirken işletmeler için yara bandı işlevi üstlenecek.

E-ticaretin pandemi ile hız kazandığı bir gerçek. Bununla birlikte e-ticaret teknolojideki gelişmelerin etkisiyle hacmini artırmıştı. Pandemi dönemi e-ticaret için önyargıların yıkılmasında etkili oldu ve e-ticaret hacmi yüzde 45 seviyesinde büyüdü. Teknolojideki hızlı gelişmeler tüketici profilini ve satın alma alışkanlıklarını değiştiriyor. Tüketicinin en önemli beklentisi zaman kaybı yaşamamak ve ihtiyaçlarını hızlı olduğu gibi kolay karşılayabilmek. Fintek sektörü bu beklentiyi karşılayabilmesi nedeniyle öne çıkan bir sektör.

Bunun güzel tarafı ise şu: Pandeminin olumsuz etkilediği taraflardan bahsediyoruz. Ama ‘her şerde bir hayır vardır’ diye düşünerek bunun yarattığı fırsatlardan da konuşmak lazım. E-ticarette birçok firmaya birçok KOBİ’ye ve esnafa nefes alma fırsatı tanıdı. Biz de bu nefes alma fırsatını sağlayan aracılardan biri olmaktan çok büyük gurur duyuyoruz. Bugün, iyzico ile Öde ile Korumalı alışveriş ile özellikle satıcılarımızın ciddi anlamda e-ticarette iptal iade oranlarındaki azalış, satışlardaki artışla yaklaşık yüzde 5 ila 10 arası büyümeden bahsedebiliyoruz. Peki, bugüne kadar yaptıklarımız bu finansal kapsayıcılık anlamında yarattığımız erişilebilir, kolay yenilikçi çözümleri satıcılarımızla buluşturduk. 

iyzico’nun yenilenen kurumsal vizyonu

iyzico 2013 yılında finansal kapsayıcılığı artırmak hedefiyle yola çıkmıştı. 2020 yılında yenilenen “future flow” imgesi bu hedefi yansıttığını söyleyen Büyükkucak sözlerine şöyle devam ediyor: “Yeni imge, iyzico’nun tüketici ve firmalar arasında oluşturduğu bağı, yani güvenli nokta konumunu sembolize ediyor. Binlerce ödeme veya milyonlarca Korumalı Alışveriş işlemi bir akış ile aynı anda gerçekleşiyor. Ok işareti soldan sağa akan hareketi yansıtıyor. Oku oluşturan üç nokta tüketici, üye iş yeri ve iyzico’ya işaret ediyor. Detaylardan arınmış, yalın bir iletişimin gerekliliği olarak ortaya çıkan “future flow”, hedeflere ulaşmak için çalışmaya devam ederken herkese aynı ses tonuyla seslenebilme konusundaki duruşu yansıtıyor. Görsel yenilenme süreci gelecek için atılan bir adım niteliği de taşıyor.”

Şirketin 2021 hedefleri arasında yapay zekâ operasyonel giderlerin düşürülmesini sağlama potansiyeli taşıyan bir teknoloji olarak iyzico’nun da gündeminde bulunuyor. E-ticaret hacmini genişletmek ve finansal hizmetleri demokratikleştirmek için kolay, erişilebilir ve yenilikçi teknolojiler sunmaya devam etmek. Eşitlikçi bir yaklaşımla kadınları da destekleyerek hem girişimci olarak hem tüketici olarak finansal sistemin bir aktörü haline getirmek. Bu hedefleri gerçekleştirmek için Türkiye’nin en büyük 5 finans kuruluşu arasında yer alma vizyonuyla çalışıyor.

Murat Büyükkucak kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Büyükkucak, daha sonra London School of Economics’in Siyaset Bilimi Departmanı’nda yüksek lisans programını tamamladı. Büyükkucak son olarak, Vodafone Türkiye Kurumsal İş Birimi’nde pazarlama direktörü olarak görev yapıyordu. İş yaşamına Starcom Mediavest İstanbul’da Stratejik İletişim Planlama Sorumlusu olarak başlayan Murat Büyükkucak, ardından Kraft Foods Türkiye’de Marka Müdür Yardımcısı, The Coca-Cola Company’de Kıdemli Marka Müdür Yardımcısı ve Marka Müdürü, Novartis Consumer Health’de Marka Müdürü, British American Tobacco’da Kıdemli Marka Müdürü ve Marka Planlama ve Enformasyon Müdürü olarak görev yaptı. 2013 yılında Vodafone Türkiye Kurumsal İş Birimi’ne “Büyük İşletmeler & Kamu” Segmenti’nden Sorumlu Pazarlama Kıdemli Müdürü olarak katılan Büyükkucak, “Yarına Hazırım” lansmanında aktif olarak rol aldı ve 30’un üzerinde büyük işletmenin Vodafone İş Ortağım çatısı altındaki iletişim çalışmalarına liderlik etti.